Ana sayfa GEZİ Kalbim Üsküp’te kaldı

Kalbim Üsküp’te kaldı

0

Seyahat yazarlarımız arasına Anıl Halis Akar’da katıldı. İstanbul Kadıköy Belediyesinde Yüksek Mimar olarak görev yapan Akar aynı zamanda İstanbul Şuhutlular Kültür ve Dayanışma Derneği ikinci başkanı.

Akar bize Üsküp gezisi hakkında izlenimlerini aktaracak.

İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yaklaşık 1 saatlik uçuşumuzun ardından Üsküp Büyük İskender Havalimanı’na ulaştık. Zafer Havalimanı ölçeğindeki havalimanında pasaport kontrollerinin ardından Üsküp’ü keşif turumuza başladık.

Sabah 1000 metreyi bulan yukseklikteki dağların arasında dogal gölleri, nehirleri, yeşillikleri ile doğanın tum güzelliklerini yaşayabileceğiniz Matka’da güne merhaba dedik. Doğrusu bu kadar naturel bir manzara ile karşılaşacağımı hayal etmemiştim. Hemen bir salaş tekneye atlayıp bu güzel manzarının derinliklerine doğru yol aldık. Doğanın sesini dinleyebildiğimiz harika bir gezinti yaşadık.

Muhteşem Üsküp manzarası
Matka’dan ayrıldıktan sonra Hristiyanların sembolu olan şehrin her tarafından görülebilen Vodno dagindaki Hac’a çikmak için yola koyulduk. Üsküp Belediyesi tarafından yapılan bu devasal Hac, Makedonyadaki Müslümanlara karşı bir güç göstermek amacı ile yapılmış.Belli bir yere kadar aracımızla ulaşım saglayarak muhteşem manzaralı Sredno Vodno Parkı’na ulaştık. Etraftaki banklarda oturup doğanın keyfini çıkaran insanları gördukçe şurda bir mangal yakıp sucuk ekmek mi yapsak? diye içimden geçirerek teleferik saatini beklemeye basladim.

Daha sonra teleferiğe binip 10 dakika içerisinde tepeye ulaştık. Teleferik yolculuğundan gördüğümüz Üsküp manzarası bile buraya çıkmak için yeterli bir sebep. Yeşillikler arasında tepeye çıktığımızda devasal Hac’ın arkasında gizlenen Alp Daglarına karşı bir kahve yudumladık. Eyfel kulesinden hoslanmayan Fransizlara gore Eyfel Kulesi’nin en guzel yeri içi çünkü oradan Eyfel Kulesini göremezsiniz. Benim için de bu kutsal Hac aynı pozisyonda..

Mimar Sinan’ın eserleri
Şehrin merkezine indiğimizde tüm sokokların heykellerle donatıldığını farkettim. Özellikle etrafı küçük heykeller ve ışıklı fıskiyelerle çevrili Büyük İskender heykeli aralarindaki en ihtişamlısıydi. Hemen karşısında bulunan büyük ölçekli Skender Beg (İskender Bey) heykeli arasında Vardar nehri geçiyor. Osmanlı’dan kalma Mimar Sinan eseri Tas Kopru ile iki yaka birbirine bağlanıyor.

542 yıl Osmanlı İmparatorluğu himayesinde kalan Makedonya’da özellikle son dönemlerde ülkemizde de alışılmaya çalışılan ve siyasilerimizinde sürekli dilinden düşürmediği Osmanlı Mimarisinin izlerini görmek mümkün. Çarşısı, camileri, kalesi ve köprüleriyle tarihi eserler günümüze kadar korunmuş. Türk çarşısına girdiğimde Safranbolu sokaklarindaki esintiyi hissettim. Mimarisiyle tarihimizdeki dokuyu koruyan çarşıda, Türk lokantaları, kahvehaneler, antikacılar, kuyumcular, camiler, hamamlar ve hanlar bulunmakta..

Türk çarşısından sonraki durağımız Üsküp Kalesi oldu. Yürüyerek Osmanlı döneminden kalma bu kalenin tepesine çıkıp, kominizimden kalma binaları, günümüz mimarisi ile inşa edilmiş yapıları, eski tarihi eserleri, avrupai heykelleri ve TOKİ’nin yaptığı stadyumlar kadar sahane olmasa da modern stadyumu (II.Flip Arena) ile harmanlanmis Üskup’ü seyrettim.

Üsküp’te gezmeniz gereken yerleri sizleri için sıraladım;
Matka
Vodno
Çarşı
Kale
Ohrid Şehri( Henüz gidemedim ama mutlaka görülmesi gerekn bir cennet olduğu söyleniyor )
Bitola Şehri

Üsküp’te nerede ne yenir ne içilir derseniz, aşağıdaki mekanlara uğramalısın derim ;
Dal metfu Restoran
Fish Restoran
Ohrid Dalga Restoran
Türk kebabı
Bitola kaşarlı güveç

Makedonlar’dan sonra çoğunluğun Türklerin oluşturduğu bu şehirde kendinizi hiç yabancı hissetmiyorsunuz. Uygar, misafirperver ve günlük hayatta son derece rahat insanlar Makedonlar. Ekonomik açıdan fazla gelişim gösteren bir ülke olmasa da oldukça mutlu ve hayattan keyif alan bir yaşam biçimi benimsemişler.

Vizesiz gidebileceğimiz ülkeler arasında yer alan Makedonya’daki gezimizin yaklaşık maliyeti;
THY kampanyalı biletlerininden yararlanılması halinde gidiş-dönüş 350 tl,
İyi bi restaurantta yemek 600-1000 denar arasında değişiyor.
( 1 denar = 0,4 kuruş)
Bir gecelik kişi başı otel fiyatı 60 euro
Şehrin bir ucundan diğer ucuna taksi ile ulaşım 300 denarı geçmiyor

İki günlük Üsküp gezisinin maliyeti yaklaşık olarak 750-1000 tl arasında seyrediyor.Genel olarak bu iki günde size yetiyor. Doğası, mimarisi, tarihi eserleri, heykelleri, kültürleri ve insanları ile beklentilerimin çok üstünde bir etki bırakan Üsküp’ü mutlaka görmenizi öneriyorum, pişman olmayacaksınız 

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz