Ana sayfa AFYONKARAHİSAR Evleri yüksek kurdular uzakta kaldı dostluklar

Evleri yüksek kurdular uzakta kaldı dostluklar

281
1

Diyorlar ki “Eskileri çok sık düşünmeye başladıysan yaşlanıyorsun demektir.” Her zaman konuşmalarımızda geçen bir söz vardır “Bir zamanlar” veya “Eskiden” diye başladığımız…

Bu bizim geçmişimizdir. Elbette konuşacağız elbette sürekli hatırlayacağız; nasıl unutulabilir ki… Geçmişimiz bizim yol göstericimizdir. Geçmişimiz olmadan geleceğimiz olabilir mi?

Ne zaman eskiyi hatırlasak bazen bir hüzün kaplar yüreğimizi, bazen de bir gülümseme belirir dudaklarımızda… Acısıyla, tatlısıyla, kazandıklarımız ve kaybettiklerimizle,  hatta aldığımız derslerle geçmişimiz bizim özümüzdür.

Nasıl unuturum çocukken okuldan eve geldiğimde, annem evde yoksa karşı komşumuza rahatça girip karnımı doyurduğumu, hava kararıncaya kadar doyasıya sokakta arkadaşlarımla oynadığımı… Çalışma hayatımdaki gerçekten dost ve arkadaş ilişkilerimi, çıkarsız yalansız dostlukları…

Şu hale bakın…?

Şimdi  insanlar ne komşusuna  güveniyor ne de çocuklarının arkadaşlarına.. Bizim ailemiz arkadaşlarımızın ailesini çok iyi tanırdı, onlara güvenirdi. Şimdi hiçbiri kalmadı. Çocuklarımız genelde tek başına bilgisayar başında odasından çıkmıyor. Onları bir yere gönderemiyor veya birilerine bırakmaya cesaret edemiyoruz. Taciz mi olur, tecavüz mü olur endişe verici… Parkta oynarken başını bekliyoruz. Okula, kursa nereye giderse hep yanında biz varız.

Yalnızlaştık….

Toplum olarak bizler de yalnızlaştık. Çat kapı gidebileceğimiz bir komşumuz bir arkadaşımız yok. Her şey planlı programlı.

“Müsaitseniz…”

Büyükşehirlerde apartmanda oturanların çoğu komşusunu tanımıyor. Komşudan bir tutam tuz almak, şeker almak tarihe karışmış. Gülten Akın’ın satırları geliyor aklıma..

“Evleri yüksek kurdular uzakta kaldı dostluklar”

Çocuklarımız yalnızlaştı…

Onlar için “eskiden” diye bir şey yok. Hikayeleri, hayalleri, anıları yok. Milli duyguları öğrenemediler.. Onların milli bayramlarını yok ettiler. Heyecan ve coşkuları yaşayamıyorlar.

Atatürk ile büyüyen çocuklardık biz.

Okulda, her sabah andımızı okuyarak sınıflara koşardık.

Andımızı yasakladılar.

Türküm, doğruyum, çalışkanım…

Ne güzel bir başlangıç.

Küçükleri sevmek, büyükleri saymak çok mu kötü bir şey ? Yurdumuzu milletimizi özümüzden çok sevmekten vaz mı geçelim…?

Neden çocuklarımız bunu öğrenmesin.. Birlik beraberlikten uzaklaşalım diye mi tüm bunlar.

Yazık çok yazık !!

Bize yazık, çocuklarımıza yazık, ülkemize yazık, Tüm bunların üstesinden hep birlikte gelmemiz gerek. Üzerimizdeki gafletten kurtulup haydi hep birlikte

Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm yükselmek ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türk’üm diyene….

Sevgisiz kalmayın.

1 YORUM

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz