DOLAR
16,7642
EURO
17,4319
ALTIN
965,91
BIST
2.441,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon
Açık
28°C
Afyon
28°C
Açık
Cumartesi Açık
27°C
Pazar Açık
27°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Açık
28°C



parkhayat



parkhayat

Dereçine Dereçine olalı böyle zulüm görmedi

14.05.2022
A+
A-

Olacaktı olmayacaktı diye diye tam 21 yıldır yapılan ve Türkiye’de alanında sayılı ilk 5 festival arasında olan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali maalesef bu senede yapılıyor.

Bu 21 yıllık festivale tam 12 yıldır mecburen katılıyorum.

Hüseyin Başkadem’i sevdiğimden değil, laf aramızda bitim kadarda sevmem.

Adam gecenin bir yarısında telefonla arıyor ve en erken 47 dakikada telefonu kapatıyor.

Bazen bir saatten fazlada konuştuğu olur.

Ya ben karımla, sevgililerimle bu kadar uzun konuşmadım.

Neyse bu da benim kaderim galiba katlanıyoruz işte.

11 yaşındaki oğlum klasik müzik festivaline ilk katıldığında daha 6 aylıktı.

Çocuğunda ruhuna işledik farkında olmadan.

Bu adam nasıl bir deli ki anlamadım, UNESCO listesine giriyor, Cumhurbaşkanlığından ödül alıyor, son olarak 3 gün önce Okan Üniversitesinden ödül aldı.

Nasıl bir hata yaptıysam bizde Cafelife Ödüllerinde ödül verme gafletinde bulunduk.

Gaflet demişken 13 Mayıs Cuma günü Sultandağ ilçesi Dereçine Beldesi var.

2 bin 514 nüfuslu küçük bir belde.

Malum kiraz bahçeleri ile ünlü bir yer.

Belediye Başkanı Ömer Yıldız ile sosyal medya’dan uzun zamandır, resmen ise bir yıldır tanışırız.

Geçen yıl klasik müzik festivali ve caz festivallerinde karşılaştık.

Bu sene bir baktım Festivalde Dereçine konseri var.

Eyvah dedim, başkan ayvayı yedi.

Bir yanda olup bitecekleri merak ediyorum.

13 Mayıs Cuma günü işi gücü bıraktım konser verecek ekiple birlikte Dereçine’ye doğru yola çıktık.

Konser düğün salonunda yapılacak ve daha yarım saat var.

Havada öyle serinki resmen bacaklarım titriyor.

Bu havada Dereçine’de kim klasik müzik dinlemeye gelecek diye içimden geçiriyorum.

Bir yandan da başkanın durumunu merak ediyorum.

Oysa getirse bir Ankaralı sanatçı oh keyfe bak salon dolar taşar.

Kapıdan içeri girdik 25-30 kişi var salonda henüz yarım saat var.

Sonra üçer beşer gelmeye başladılar.

Benim şaşkınlığım artıyor.

Gelenler, beli ki kiraz bahçesinden geliyorlar şalvarlı teyzeler, abalar, takkeli amcalar, beş onda genç ve 40 kadarda çocuk var.

Konser başlarsa bunların hiç biri kalmaz diyorum.

Neyse konser zamanı geldi.

Başkan kısa bir konuşma yaptıktan sonra mikrofonu Hüseyin Başkadem ele geçirdi.

Aman Allah’ım, abartısız 15 dakika konferans verir, okulda öğrencilere ders anlatır gibi klasikten girdi, Mozart’tan çıktı.

Hüseyin Başkadem’i 12 yıldır tanıyan biri olarak ben bile yeter artık dedim.

Emin olun kimseden çıt çıkmadan Hüseyin Başkadem’i dinlediler.

Ama Dereçine Dereçine olalı böyle bir zulüm yaşamıştır.

Konser başlasın ilk dakika da kimse kalmaz diye endişem bir kart daha arttı.

Çek sanatçılar Daniel Matejca, Natalie Toperczerova, Bohumil Bondarenko, Jakub Willam Graf konseri başladı.

Onları daha önce Ayazini konserinde izlemiştim, çok başarılı ve uyumlu bir ekip.

Konser başladı.

Daha önce yıllarca Aspendos Opera Bale Festivali başta olmak üzere dünyanın en büyük orkestralarını, operalarını dineldim.

Klasik müzik dinlemek başka bir müzik konserine ve dinlemeye benzemez.

Mutlak sessizlik ve dikkat ister.

Ben bu güne kadar bu kadar özel ve kaliteli bir klasik müzik dinleyicisi görmedim.

Birkaç genç kesim dışında salondan hiç kimse çıkmadı.

Başları tülbentli, şalvarlı bağdan bahçeden gelen eli nasırlı kadınlar, teyzeler, abalar sanki 40 yıllık klasik müzik dinleyen birileri gibi olmalarına çok şaşırdım.

Konser sonrası bazılarıyla ayaküstü konuştum.

“Buraya gelirken çok yorgundum, dinlendim ve çok büyük bir keyif alım.

Bu gece çok huzurlu ve rahat uyuyacağım” dedi.

Bir başkası, “Çok mutlu oldum. Hayatımda ilk defa canlı bir klasik müzik dinledim çok güzeldi” diyor.

Dereçine’de yapılan bu konserde Belediye Başkanı Ömer Yıldız’a baktım.

Bir öğretmen olan Başkan Dereçine Halkını ne kadar iyi tanıdığını ve ne kadar güzel tepkiler aldığını gördüm.

Birkaç gün sonra yine bir konser var ona da gitmeyi düşünüyorum.

Şalvarlı abalar, teyzelerle klasik müzik konseri izlemek başka oluyor doğrusu.

Bu arada koca Afyon’da Dereçine kadar doluluk olmaması da ayrı bir gariplik değil mi?

Sanatın ne kadar evrensel, müziğin ne kadar sınırsız olduğunu bir kez daha gördük. 17 ile 20 yaşlarındaki Çek sanatçılar binlerce kilometre uzakta küçük bir beldede tarımla, bağ bahçe işiyle uğraşan çoğu kadınlardan oluşan kişilere sadece keman, viyola ve çello ile unutulmaz bir müzik ziyafeti çektirdiler.

Konser sonrası ayakta alkışlamayı ve sanatçılarla fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmediler.

Benim içinde inanılmaz bir geceydi.

Başkadem’in uzun nutukları, “Dereçine Dereçine olalı böyle zulüm görmedi” dedirtse de gece inanılmaz güzel geçti.

Her şeye rağmen Hüseyin Başkadem’i ve elbette Belediye Başkanı Ömer Yıldız’ı tebrik ediyorum.

En büyük tebrik ise elbette şalvarlı teyzelerin bir klasik müzik nasıl dinlenir dersi verdiği için onlara.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.