DOLAR
15,9214
EURO
16,9062
ALTIN
939,84
BIST
2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon
Açık
18°C
Afyon
18°C
Açık
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C



parkhayat



parkhayat

COVID 19 GÜNLERİNDE

09.12.2020
A+
A-

ahya Kemal Beyatlı’nın şiirindeki mısralar gibi “Bir tel kopar âhenk ebediyyen kesilir” hayatımız Mart 2020 ortalarında ne olduğunu henüz öngöremediğimiz bir virüs bizi derinden etkilendi. Belirsizlik ilk çağlardan beri insanoğlu için korku kaynağı olmuştur. Bilindiği kadarıyla alınan önlemler, gün gün giderek kazanılan deneyimler, virüs karşısında amansız bir savaşı deneyimleyen bireyler haline getirdi bizleri.
Biz sağlık çalışanları sevdiklerimize yaklaşamaz sarılamaz olduk, yakınını kaybedenler cenazede birbirine başın sağ olsun diyemez oldu, evlenen gençler doyasıya halay çekemez, küçücük çocuklar evin önünde parka gidemez oldu. Yazmakla bitmez yaşanan kayıplar; adı ne derseniz bu durumun bir psikiyatristçe belki de adı YAS, bunun gideni ne derseniz bu kez kaybedilen NORMALİMİZ….
Güvende olmamak her açıdan bedenimiz kadar ruhumuzu da örseledi. Alınan tedbirler gereği evine ekmek götüremeyen kahvecinin acısı da işletmesini kapatmak zorunda kalan fabrikatörün de içinde hissettiği acı aynıydı.

Yaşanan acılar içe atılan duygular giderek öyle arttı ki son aylarda 25 yıllık meslek hayatımda görmediğim kadar sık panik ataklı hasta görür oldum.

Panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir kaygı bozukluğudur. Yaşayan kişide çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik gibi bedensel duyumların olağan dışı yoğunlukta hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu ile karakterize bir süreçtir.

Panik ataklar aslında bir nevi sıkıştırılmış kaygı nöbetleridir. Yaşanan sıkıntının bazen bir nevi bedenimizdeki dilidir. Ocakta basıncı artmış düdüklü tenceresinin sesi gibidir, aslında insanın bir nevi alarm düzeneğidir. Her yaşam olayı her insanda aynı etkilerde bulunmaz pandemi de hepimizi başka açılardan etkiledi.

İçinde yaşayıp gittiğimiz normalini kaybettiğimiz şu günlerde bedenimizin sesine kulak vermek gerekir; panik ataklarım bana ne diyor? Panik atakların tedavisinde hastalarımıza ataklardan korkmamalarını onu görmezden gelmelerini, öğretiriz esas yapılması gereken iç sesimizi duymaktır belki. Dile getirilemeyenler dile geldiğinde, kendimizle iletişim kurduğumuzda işte doğru yolu bulduk demektir. İçimizdeki bizden ne istemektedir? Şu pandemi sürecinde en çok ihtiyacımız olan şey güven, sevgi ve şevkat, yalnızlığımıza belki de en iyi gelecek şey kendimizle tanışmak kendimizin elinden tutabilmek sabırla bugünlerin bitmesini beklemek…

Ne kadar geç o kadar iyi bu pandemi de. Güzel haber aşı yolda; kötü haber bu kış daha çok evdeyiz daha çok kendimizleyiz. Krizi fırsata çevirir kendimizi tanır neye ihtiyaç duyduğumuzu anlamaya çalışırsak hayatla kapışmada bir sıfır öne geçeriz. Kaygı sıkıntı endişe sıfır ben (biz) BİR…
Sağlıkla kalın…
Dr Hülya Edil
Psikiyatrist

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.