Afyonkarahisar’da yaşayan herkes gibi elbette bende bildik tandık ve üniversite içinden bir hoca rektör olsun isteriz.
Hatta bence olması gereken her üniversite kendi rektörünü kendinin seçmesi.
Ama öyle bir şansımız yok, o sadece benim hayalim ve umudum olarak bir kenarda kalsın.
Belki ileri bir zamanda neden olmasın?
Daha önce gündeme getirdiğimiz gibi Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’e 15 prof rektör olmak için başvuruda bulundu.
Bu 15 hocadan 10 tanesi başka üniversitelerden sadece 5 tanesi AFSÜ Hocası.
Kimler aday?
Prof Dr. Mustafa Alpagan Yıldırım,
Prof. Dr. Adem Aslan,
Prof Dr. Necip Becit,
Prof. Dr. Tolga Ertekin,
Prof. Dr. Sinan Evcil,
Beş adaydan Prof. Dr. Mustafa Alpagan Yıldırım’ı ilk Başhekim olarak geldiği zamandan tarımım.
Başarılı, dürüst, alanında uzman bir isim.
Gönül ister ki Mustafa Alpagan Yıldırım olsun.
Ama bu sadece benim gönlüm yetmez ki!
Mustafa Alpagan Yıldırım için o dönemde başarılı çalışmaları için bir yaz yazmayı düşündüm.
Ancak yine o dönem AKÜ Rektörü ile olumsuz yazılar yazarken Yıldırım Hoca hakkında olumlu bir yaz ters teper hocaya zarar verir diye yazmaktan vazgeçmiştim.
Uzun zamandır Afyonkarahisar’da önce AKÜ Başhekimi, sonra AFSÜ’de öğretim Üyesi olarak görev yapan birçok kişi tarafından bilinen tanınan birisi.
Rektör olursa başarılı olacağından hiç şüphem yok.
Beş adaydan Prof. Dr. Adem Aslan’ı uzun zamandan beri bilir tanırız.
Şehirdeki birçok kişi bilir.
Alanında Türkiye’deki en iyilerden birisi diyeceğimiz bir hoca.
Uzun zamandır Başhekim Yardımcılığı görevi yapıyor.
Bürokrasiden, siyasetçilere herkesin tanıdığı bir isim.
Elbette gönül ister ki Adem Aslan Rektör olsun.
Hem AFSÜ’yi çok iyi biliyor, hem birçok yönetici görevlerinde bulundu.
Rektör olursa başarılı olacağından hiç şüphem yok.
Diğer üç aday olan hocalar hakkında hiçbir bilgim yok.
Prof Dr. Necip Becit,
Prof. Dr. Tolga Ertekin,
Prof. Dr. Sinan Evcil,
Eminim ki onlarda başarılı işler yapmışlardır.
Eminim ki onlarda hak ediyordur.
Ama haklarında hiçbir şey bilmediğim için bir yorum yapmam imkansız.
Ve bizim beş hocamıza karşı henüz adlarını bile bilmediğimiz on aday daha var.
Bazen eldeki isimlerden çok dışarıdan gelen birisi daha başarılı olabilir.
Şehre ve üniversiteye başka bir vizyon katabilir.
Yenilikler getirebilir.
Ama Afyonkarahisar gibi henüz kabuğunu kıramamış ve yerel milliyetçilik damarları kabaran şehirlerde, ‘Elin iyisinden bizim kötümüz daha evliyadır’ mantığı var.
Hep bildik tandık biri olsun, bizden birisi olsun isterler.
Oysa daha büyük şehirlerde, daha başarılı üniversitelerde görev yapmış birisi bize değer kata bilir.
Ama başkası her zaman korkutur endişe ettirir.
Hatırlayın Prof. Dr. Nurullah Okumuş’da dışarıdan geldi.
Geldiğinden gittiği güne kadar AFSÜ için elinden geleni yaptı.
Çıkıp da kim Prof. Dr. Nurullah Okumuş için başarısız, hiç bir şey yapmadı diye bilir?
Hala saygıyla andığımız Şan Özalp Afyonkarahisarlımıydı?
Vali Muzaffer Dilek Afyonkarahisarlımıydı kim unutabildi?
Vali Haluk İmga neden hala saygıyla anılıyor?
Vali Mustafa Tutulmaz Afyonkarahisarlımıydı?
Vali Gökmen Çiçek Afyonlumuydu?
Bu isimleri hala saygıyla yad ediyoruz.
Hepsi Afyonkarahisar’a taş üstüne taş koyan adamlar.
Bazen bizim içimizden biri değil dışarıdan biride şehre ve kurumlara çok büyük katkıları olur.
O nedenle yabancıdan korkmamak lazım.
Yani yeni birinden başka şehirden gelen birinden.
İşin özü sadece kişisel başarı yetmiyor.
İyi bir torpiliniz olması lazım.
O torpil, öyle bir torpil olmalı ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kadar uzanmalı.
Yoksa sizin tanıdığınız, benim bildiği bizim adamlardan birinin olması mucizelere kalır.
Az biraz daha bekleyelim bakalım Ağustos olmadı Eylül içinde kesin açıklanacak.
Bende sizin gibi büyük bir merakla bekliyorum.