Ana sayfa AFYONKARAHİSAR 2 bin 500 yıllık Tatarlı Tümülüsü’nü 40 yıl sonra Afyonkarahisar’da

2 bin 500 yıllık Tatarlı Tümülüsü’nü 40 yıl sonra Afyonkarahisar’da

0

Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesine bağlı Tatarlı beldesinden 1970’te Almanya’ya kaçırılan 2 bin 500 yıllık Tatarlı Tümülüs’ünün en önemli ahşap parçaları 40 yıl sonda Türkiye’ye iade edildi.

Hazine avcılığı dünyanın her yerinde büyük bir merak ve ilgi uyandır. Bilim adamlarından mezar hırsızlarına kadar milyonlarca kişi tarihi eserlerde izinli, izinsiz kazılar yaparlar. Bunlardan bir kısmı bilim adına yapılırken büyük bir kısmı da hırsızlık adına yapılır. Üstelik bu hırsızlık o kadar hoyratça yapılır ki, sadece kazma kürek değil dinamit kullanmaya kadar gidilir. Binlerce yıl önce yapılan tarihi anıtlar parçalanır. Hırsızlar için varsa yoksa altın, ve para edeceğine inandıkları heykelcikler bulmak. Oysa, bilmezler ki tahrip ettikleri hazine altından daha kıymetli ve telafisi imkansız bir kayıp.

Tam 41 yıl önce Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesine bağlı Tatarlı beldesinden kaçak kazı yapanlar içerde beklediklerini bulamadılar. Çünkü mezar önceki çağlardan başka mezar hırsızları tarafından zaten soyulmuştu. Gözü dönmüş mezar hırsızları boş çıkmaktansa para eder umuduyla mezar duvarlarını oluşturan üzerinde renkli resimlerin olduğu bazı parçaları keserek yanlarında götürdü. Mezar hırsızları aslında farkında olmadan Anadolu’da bu güne kadar bulunmuş en eski ve hatta tek örnek olduklarını bilmiyordu. Daha önce eşine rastlanmamış bir buluştu. O da mezar hırsızlarına kısmet olur.

Tatarlı Tümülüs’ü, bundan tam 2500 yıl önce yapılmış bir anıt mezar. Dünya’da eşine az rastlanan ve Anadolu’da bugüne kadar tek örneği olan Tatarlı Tümülüs’ünün en büyük özelliği ahşaptan yapılmış olması. Aynı zamanda ahşap kalasların üzerindeki renkli resimler o döneme ait hayatını kaybeden kişi hakkında, cenaze töreni, kılıç kalkan oyunu gibi birçok bilgi aktarıyor. Mezar hırsızlarından geriye kalan parçalar Müze görevlileri tarafından Ankara’ya gönderirler. Ama Ankara’daki yetkililer için bu kalas parçalarına bir anlam ifade etmiyordu. Onları depoda korumak yerine müzenin rutubetli çatı aralığına atıyorlar.

Çöpe giden tarih
Olay ABD Cornell üniversitesinden gelen dendrokronoloji Profesör Peter lan Kuniholm’ün bu kalıntıları tesadüfen görüp aldığı parçaları laboratuarda inceledikten sonra mezarın 2500 yıllık olduğu ortaya çıktı. 1969 yılında mezar hırsızlarının çaldıkları mezar kalasları Almanya’nın Bavyera Eyalet Arkeoloji Müzesinde ortaya çıkar. Ancak bu önemli kalaslar Almanya’da da hak ettiği iğliyi görmemişti. Müzede yapılan kapsamlı temizlik sırasında bazı yerleri çürümeye yüz tutmuş Tatarlı Tümülüs’ünün çöpe atılmasına karar verilir. Dikkatli bir temizlik görevlisi üzerinde resimler olan bu kalasları çöpe atmayarak 1989 yılında yeniden Müzeye teslim eder.

Bazı parçalarının Almanya’da çıkması ve geri kalan parçalarının da Afyonkarahisar Müzesinde olduğunu Prof. Dr. Latife Summerer ortaya çıkardı. Afyonkarahisar Münih arasında bir bağlantı olduğundan emindi. Profesör Summerer, 2003 yılında Afyonkarahisar Müzesinde gördüğü kalaslardan yapılma anıt mezarın eksik parçalarının Münih’tekiler olduğundan emindi. Ancak bunu bilimsel olarak ta ortaya koyması gerekiyordu. Amerikalı Profesör Peter lan Kuniholm ve laboratuar müdürünü davet ederek kalasları gösterdi. Amerikalı uzmanlar Afyonkarahisar ve Münih’teki ağaçların aynı tarihte ve hatta aynı ağaçtan kesildiklerini rapor ettiler. İÖ 474 – 471 tarihinde kesildiklerini bildirdiler.

2500 yıl öncesinden günümüze kadar kalan ve bugüne ele geçirilen en muhteşem eserler kaybolup gitmekten bir temizlik işçisi ve dikkatli bir bilim insanı sayesinde kurtuldu. Eşsiz bir tarihsel belge ve sanatsal bir unsur olan Tararlı Tümülüs’ünü yeniden keşfedildi. Bugüne kadar yazılı kaynaklarda antik çağlarda ahşap üzerine yazı ve resim yapma alışkanlığının yaygın olmadığı biliniyordu. Nedeni de ahşabın zamanla çürüyerek yok olması ve tahrip olması ihtimaliydi. Günümüze ulaşan çok az ahşap kalıntı ise bir karışı geçmemekteydi. O bakımdan Tatarlı Tümülüs’ü bugüne kadar ulaşan en değerli kalas kalıntısı olarak dikkat çekiyor.

Tatarlı Tümülüsü “anıt mezar”
Tatarlı Tümülüsü, Afyonkarahisar’ın Şuhut Dinar yolu üzerinde, Afyonkarahisar’a 145 km, Dinar’a 35 km uzaklıktadır. Tatarlı kasabası yakınında, yol kenarında, kayalık bir tepe üzerindedir. Tatarlı Tümülüsü, 50 metre çapında, 6 metre yüksekliğinde. Doğal ve kayalık bir tepe üzerine, inşa edilmiştir. Mezarın duvarını süsleyen boyalı frizler perslerin bu bölgedeki siyasi ve kültürel hakimiyetlerini gösteren ilk arkeolojik belge olması açısından büyük önem taşıyor. 1969 yılında tatarlı köylüleri tarafından yağmalanan Tümülüs ilk defa Afyonkarahisar müzesinin Eylül 1970’te yaptığı kurtarma kazısında kısmen belgelendi ve 1979’da yayınlanan bir kazı raporu ile bilim dünyasında tanıtıldı.

Ancak eksik kalan frizler ve boyalı resimlerin siyah beyaz baskıda iyi görülmemesi nedeniyle Tatarlı mezar odası fazla ilgi çekmedi. Kazı ekipleri mezarı içinde yalnız roma devrine ait birkaç sikke, cam, çanak çömlek ve en azından on beş insan iskeleti dağınık halde bulmuştu. Her hangi bir mobilya veya ölü hediyesine rastlanmayan mezarın bu veriler sayesinde antikçağın çeşitli dönemlerinde kullanıldığı ve yapısında bazı değişiklikler yapıldığı anlaşılıyordu. Giriş koridoru tamir edilmiş, kuzey ve batı ahşap duvarın alt tarafı kesilerek yeni gömüler için nişler açılmıştı. Antik çağda ve 1969’daki tüm tahribata rağmen 2 bin 500 yıllık ahşap mezar odasının sağlam bir şekilde günümüze ulaşması olağanüstü bir durumdur olarak kabul ediliyor.

Tatarlı Tümülüsü’n de duvarları oluşturan ahşap kalaslar köşelerde birbirine geçer ve kısmen ahşap çivilerle tutturulmuştur. Yan yüzlerinden birbirlerine tutturulan tavan kalasları ise alınlık ve yan duvarların üzerine oturur. Duvarların iç yüzleri düzleştirilmiş, dış tarafı ise hamdır. Tatarlı’ya özgü bir teknikle, mezarın sağlam kalmasındaki en önemli etken, odanın koruyucu bir taş duvar ile çevrelenmesidir. Bu sayede ahşap duvarları oluşturan kalasların nasıl ve hangi aletlerle kesilip yontulduğu, dal budak yerlerinin nasıl oyulup tekrar yamandığı ve kalasların hangi yöntemlerle birbirlerine kenetlendikleri gibi bir çok sorunun cevabına ulaşılmıştır. Ayrıca kalas üzerindeki işaretler antikçağ marangozlarının çalışma sistemlerini gösterir.

Tatarlı Tümülüsü’nün inşaa tekniği, ahşap odasının yapım biçimi ve ahşap duvarlar üzerindeki resimler, figürler bu mezarın geç Phryg dönemine ait olduğunu, yani mö 6. yüzyılın (525- 500) sonlarında inşa edilmiş olabileceğini gösteriyor. Cornell üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Peter İan Cuniholm’un denrokronoloji incelemeside mö 531 tarihini vermiştir. Almanya’dan getirilen eserler 4 kişilik uzman bir ekip tarafından Afyonkarahisar müzesinde restore edildi. Eserlerin 25 asır öncesinden günümüze kadar kalabilmesinin bir mucize olduğunu belirten uzmanlar, dünya miras kültürü açısından öneminin çok büyük olduğunu belirtiliyor.

Kalastaki Atlı
Tatarlı’da 1969 yılında talan edilen Tatarlı Tümülüsü’nün (mezar odasına) ait ahşap kalaslar yeniden bir araya getirildi. Mezar odasının frizleri İ.Ö 5. yüzyılda yaşayan Phryglerin resim dünyası hakkında önemli bilgiler sunuyor. Frizlerde savaş, sefer, av veya huzura kabul konulu resimler soylu kişilerin hayatından kesitler sunuyor. Kortej, kurban, savaş dansçıları ise cenaze törenlerinden sahneler içeriyor. Temalar Anadolu-Pers mezar sanatının tasvirlerini yansıtıyor. Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’nden Latife Summerer ile Münih Teknik Üniversite’den Alexander von Kienlin’ın yürüttüğü proje kapsamında yeniden bir araya getirilen parçalar ve eksik olan kısımlar aslına uygun olarak yeniden yapılması ile birlikte 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da sergilenmeye başladı. İstanbul’daki sergilenmeden sonra yeniden Afyonkarahisar’a getirilecek olan Tatarlı Tümülüsü, Afyonkarahisar Müzesinde sergilenecek.

Münih’ten gelen “doğu” duvarının kalaslarında 17 erkek, 4 kadın, 16 at ve iki arabanın yer aldığı bir cenaze alayı sahnesi görülüyor. Altındaki kalasta ise Perslerle İskitler arasında bir savaş betimleniyor. Pers Kıralı Darius MÖ 519’da ve 513’te İskitlerle savaşmıştı. Resimde belki Darius’un o zaferi anlatılıyor ya da o savaşa katılıp Dinar yakınındaki Kelainai antik kentine “satrap (vali)” olarak gönderilen ve o savaşa da katılmış bir Pers komutanının yaşamöyküsü anlatılıyor. Kral yada komutan her kim ise, düşmanı olan bir İskit’in karnına kamasını saplarken yansıtılıyor. Böyle resimlerde dönemin askeri konularının, giysilerinin, atlarının, silahlarının ve öteki savaş araçlarının, cenaze alayının ayrıntılı olarak çizildiği ve değişik renklerle gerçekçi bir biçimde boyandığı görülüyor.

Lidya Kralı Krezus (Karun), Pers Kralı Kirus’a MÖ 547’de yenilince, Anadolu yaklaşık iki yüzyıl Pers egemenliğine geçti. Bandırma’dan Bodrum’a ve İç Anadolu’ya kadar Pers “satraplar (valiler)” Anadolu’yu yönetir oldu. Dinar’da Menderes Nehri’nin kaynağında “Kelainai (Apameia Kibitos)” kentinde Perslerin Frigya’daki en büyük ve en zengin sarayı vardı. İki Pers kralının, satrap (vali) Farnabazsos’un, Büyük İskender’in, Romalı Komutanların ayak izlerini bıraktıkları bu antik kentte, Atinalı devlet adamı Alkibiades de öldürüldükten sonra Dinar’da gömülmüştü.

Kılıç-kalkan geleneği
Tatarlı mezar odasının “Batı” duvarında kurban ya da bir kült sahnesinin varlığı düşünülüyor. “Güney” duvarı ile bağlantılı, mezar odasına ulaşımı sağlayan yörede yalnız “söve” kalasları kullanılmış olup ele geçirilen tek parçanın üzerinde karşı karşıya duran iki yırtıcı hayvan görülüyor. “Kuzey” duvarı ise yukarıdan aşağıya, karşı karşıya durmuş aslan, kaplan, sfensk, kılıç kalkan oynayan dört savaşçı, üç savaş arabasından oluşan bir alay ve altı kanatlı boğanın yer aldığı bir av sahnesi yer alıyor. Gordion’da Kral Midas’ın görkemli tümülüsündeki ahşap mezar odası, MÖ 5. yy’ın ortası ile son çeyreğine tarihlenen Tatarlı tümülüsünden birkaç yüzyıl daha eskidir. Ancak Tatarlı mezar odasını “eşsiz” kılan, olan “tek örnek” olarak günümüze ulaşabilen renkli resimlerden oluşuyor.
Haber ve Fotoğraf: Ömer Mazi

Afyonkarahisar’ýn Dinar ilçesine baðlý Tatarlý beldesinden 1970’te Almanya’ya kaçýrýlan 2 bin 500 yýllýk Tatarlý Tümülüsü’nün en önemli ahþap parçalarý 40 yýl sonda Türkiye’ye iade edildi. Prof. Dr. Latife Summerer’in çabalarý sonucu Almanya’da olduðu tespit edilen tümülüsün (Bir mezarýn üzerini örten büyük toprak ya da taþ yýðýný, höyük) parçalarý, Almanya’da restore edildikten sonra Türkiye’ye getirilerek Afyonkarahisar Müze Müdürlüðü’ne teslim edildi.
Tatarlý Tümülüsü, Kültür ve Turizm Bakanlýðý’nýn projesi olarak 17 Haziran’da 3 ay süreyle Ýstanbul’da sergilenecek. Afyonkarahisar Valisi Haluk Ýmga, Arkeoloji Müzesi’nde restorasyon çalýþmalarý devam eden 2 bin 500 yýllýk Tatarlý Tümülüsü’nün restorasyon çalýþmalarýný inceledi

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz