Ana sayfa AFYONKARAHİSAR KIZ BABALARI

KIZ BABALARI

398
0

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde yazdık, çizdik, okuduk.. Farkındalığımızı ortaya koymak için konuştuk, tepki verdik, isyan ettik. Bu günlerin akabinde sizi konuşasım var; kız babaları, kocalar, erkek kardeşler, abiler, dayılar, amcalar, erkek arkadaşlar.. Biz kadınların yaşamak zorunda olduğu adaletsizliğe, maruz kaldığımız saygısızlığa, eşitsizliğe artık dur diyecek olanların siz olduğunuzu hatırlatasım var. Biliriz ki; babalar ve kızları arasındaki aşk büyüktür. Baba gözünden sakınır kızını, kız; gözünün içine bakar babasının. Onu birey olarak yetiştirmek de size bağlı, eksik etek yetiştirip özgüvensiz olmasını sağlamak da.

Erkek kardeşi ile büyüyen kızlar bu adaletsizliği en çok hissedenlerdir. Aile içinde yapılan küçük şakalar bile kız evlatlarına hep mesaj niteliğindedir. Evin oğluna “güzel kızlar var mı? Manitan yok mu” gibi cesaretlendirici sorular sorulurken, kız evlat hep bu şakaların dışında tutulur. Hasbelkader konu ona değecek olursa, “kırarım bacaklarını, o nasıl şeymiş” denilir. Ve bu öğreti ile başlar yaşamına kız çocuğu. Ailenin namusu, itibarı o küçük kızın omuzlarına yüklenmiştir bir kere, sorumluluğu büyüktür. Görev önemlidir, babanın, abilerin yüzünü öne eğdirmeyecektir. Ne büyük bir yük… Ne büyük bir çaresizlik… Henüz sekiz dokuz yaşındasın ailenin itibarı sana emanet.

Yaşın büyüdükçe maruz kaldığın baskılar artarak devam eder. Giydiğin etek, saçının şekli, sürdüğün oje, taktığın küpeden tut da, kiminle görüşüp kiminle görüşmemen gerektiğine kadar hep birileri karar verecektir. Elbette evde bir disiplin, ailenin belli kuralları olacaktır, herkes uyar buna ama neredeyse kuralları belirleyen senin varlığındır. Uyarsan cici kızsın, hanım hanımcık, terbiyeli, mazbut. Yasakları ihlal etmediğin sürece örnek gösterilirsin, hem de falancanın kızı olarak parmakla. Ödülün de hazırdır hep, cezan da. Azıcık isyan etsen “kızım ben ister miyim böyle olsun, toplum böyle, sana güveniyorum ama insanlar kötü, devir kötü” deyip topluma mal edilir bu durum.

Oysaki toplum bireylerden oluşur, bu hep unutulur. Sürekli manipüle edilerek yaşamak zorunda kalırsın, kendine olan özsaygını, özgüvenini geliştirme becerisini kazanamazsın. Azıcık kıpırdansan; asi olursun, “ben baş edeceğime kocası etsin” denilir, veriverirler birine. Özgürlüğün evlilikte diye öğretilmiş, kilit kocana verilmiştir. Yani sen hep o zincirlerle yaşarsın. Baba evinde, koca evinde, iş hayatında, yaşamın boyunca her yerde, her zaman, her durumda ya savaşacaksın, ya kabullenip teslim olacaksın.

Kadın üzerinedir tüm tabular. Çocuk gelinler, kumalar, berdel geleneği. Hayır demek yoktur yaşamında, dersen tecavüze uğrar, dayak yer, mobinge maruz kalır, hatta öldürülürsün. Kız babası; evet sen… Siz.. Kanından, canından olan evladına hak mıdır bu yaşam. Ne zaman uyanacaksın, ne zaman sahip çıkacaksın kızına, haklarına. Ne zaman seveceksin onu gerçekten.

Bence şimdi…

Daha da geç olmadan..

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz