Ana sayfa AFYONKARAHİSAR DELİYE HER GÜN BAYRAM

DELİYE HER GÜN BAYRAM

0

Erken kalkmak lazım. Yatağın başucunda duran bayramlık ayakkabılarım, giysilerim bekliyor sabahı. Önce bayram namazı, sonra kabir ziyareti. Şu bayramları seviyorum da erken kalkmak zor geliyor. Kaymak siparişi verildi, erkenden gidip almak lazım, simitler en son alınacak, sıcak sıcak olsunlar. Baba evine gidilecek, kardeşler, torunlar, yeğenler gelecek. Kazık kadar da olsan, o sıraya geçilip el öpüp; dede, baba, dayı, amca bayram harçlıkları alınacak. Hep beraber kahvaltıya oturulacak, annenin yaptığı her çeşitten reçeller, yumurtalı ekmekler, tavada sucuklar, susamları masanın altına dökülen simitler, elden ele verilen çay bardakları..

En çok gurbetteyken yaşadığım o ilk bayram gelir aklıma; çok zoruma gitmişti. Ana, baba yok yanında, elini öpeceğin kimse yok. İçin için ağlamıştım, gülmemişti yüzüm bütün gün.

Bu bayram başka. Hapisteyiz. Yasak dışarı çıkmak. Herkes kendi evinde. Ne birlikte kahvaltılar var, ne tırtıklanacak bayram harçlığı. Gurbetin adı belli,  bayramın nasıl geçirileceği de. Hiç birisi yok bu bayram.

Ben çocukken bir tek bayramlarda alınırdı yeni kıyafet. Babam çok çalışırdı, o kıyafet hep arife akşamı alınırdı o yüzden. Mağazalarda bir şey kalmamış olurdu, ama neredeyse bütün dükkanlara girilir illa bir şey bulunur alınırdı. Bayram demek yeni ciciler demekti ben ve benim gibi bütün çocuklar için. Şimdilerde beklenmiyor artık arife günleri. Sokaklara kurulan tezgahları gezmek de bitti, sokak diye bir şey kalmadı çünkü. Kapandık.

Bayram bu gün. Deliliğe mi vurdursak da gitsek baba evine. Cezası da öyle az buz değil ki. Deliye her gün bayram. Çok sevdiğim bu atasözü de bu zamanlarda yitirdi anlamını. Aylardır eve kapanmaktan delirdiğimiz doğru. Ama her gün bayram değil ne yazık ki. Bayram bile bayram değil.

Köye, kente, tatile gitmek için uzun izin günleri var; ama ne yerinden kıpırdamaya izin, ne bir yerlere gitmeye bütçen var. Köşe yazımın bayramın ilk gününe denk gelmesi güzel, ama ne yazasım var, ne heyecanım. İnsanlığın bittiği, çocukların katledildiği, gençlerin öldürüldüğü bir dünyayı yaşıyoruz. Nefes almanın bile kıymetli olduğu bu zamanlarda nedendir bu zulüm anlamak mümkün değil. Kursağımızda kaldı heveslerimiz, sevinçlerimiz, beklentilerimiz.

Ramazan ayı sabrı öğretir, paylaşmayı ekmeğini. Bu yılda geçti bitti;  belki eksilerek, belki yalnız yapılan iftarlarla. Dilerim; önümüzdeki yıl o kalabalık sofraları ve bayram coşkusunu çocuklarımıza yaşatarak kutlarız. Sağlıkla, huzurla, özgürce yaşayacağımız bayramlar temennisiyle.

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz