Ana sayfa KÜLTÜR-SANAT Nakış ile sanatı buluşturan kadın CEMİLE GÜL

Nakış ile sanatı buluşturan kadın CEMİLE GÜL

105
0

Kütahya’nın en başarılı kadınlarından biri olan Cemile Gül, sıfırdan zirveye çıkmasının hikayesini Cafelife’a anlattı.

Halk Eğitim Merkezi Nakış öğretmenliğinden dünyanın dört bir yanında defileler düzenleyen bir sanatçıya dönüştü. Üstelik bu yolculukta onlarca kadını peşine takarak mesleğinin sırlarını ev kadınları ile paylaştı, onları da kendisi gibi yetiştirdi. Cemile Gül kimdir yakından bakalım. Her halinden belli biraz aykırı ve çılgın bir kadın. Ama asla doğrularından taviz vermeden yoluna devam ediyor.

Cemile GÜL’ün girişimcilik öyküsü, 1978’de Kütahya Kız Meslek Lisesi, “Hazır Giyim” bölümüne kaydıyla başlar. Giyinmeyi sevdiği kadar, giyindirmeyi de seven tutkusu rüyalarını süsler, Osmanlı giyim kültürü ve el işlemeli her zaman ilgisini çekmiş. Neden bunu yeniden hayata kazandırmayalım diye bir arayışa girdiğinde ne bu konuda yetişmiş eleman, ne de o kumaşları yapacak ustaları bulamaz. Ama yılmak yok. Arayan bulur diyerek düşmüş yollara Bursa, İstanbul, Gaziantep derken hayatta kalan son kumaş ustalarını bulmuş. Bazılarının kapısında yatarak onları ikna etmiş ve tozlu atölyelere yeniden işler hale getirmiş.

Halk Eğitim Öğretmeni
Dumlupınar Üniversitesi “Deri ve Konfeksiyon” bölümünü de bitiren Gül, nakış alanında 20 yılı aşkın Halk Eğitim Merkezi Öğretmenliği ile de nice meslektaşlarını yetiştirerek ekonomi için katma değer oluşturmaya da öncülük etmiştir. İşte o ev kadınları da yanına alarak onları iş hayatının katmış. Geleneksel Osmanlı kıyafetleri ve nakışlarını yeniden ayağa kaldırmak ve onu dünyaya sunmak. Böyle başlar Cemile Gül galerisi.

Halk Eğitim Merkezi öğretmenliğinden böyle bir merkezin sahibi olmayı hayal ediyor muydunuz?
Cemile Gül, Ben Halk Eğitim merkezi Öğretmeniyken de normal değildim ve rahat durmazdım. Sıradan olmayı sevmiyorum kanımda var asilik ve mücadele. Ben ve yetiştirdiğim öğrenciler ulusal bazda yapılan Halk Eğitim Merkezleri arası yarışmalarda ve diğer yarışmalarda her zaman zirvede yer alıyordu. Bu alanda alınacak tüm ödülleri aldım. Kültür Bakanlığı Sanatçısı ödülü aldım. Artık bunun daha ötesi yok. Okuldan sonrada kendi atölyemde çalışmalar yapıyordum.

Ev kadınlarına çok önem veriyorsunuz? Onları kendi ekonomik özgürlüklerine kavuşturmak için mücadele vermişsiniz?
Cemile Gül, Ev kadınlığı dünyanın en zor mesleklerinden biri. Çocuk doğuran, onu yetiştiren, evi çekip çeviren, yemek, bulaşık, temizlik, kocaya bakmak başlı başına bir meziyet zaten. Ama bütün bunların karşılığında kadının ekonomik hiçbir özgürlüğü ve değeri yok. Eşinden ayrılacak olsa ortada kalmaya aday. Bu nedenle ben her ev kadının mutlaka bir işi olması gerektiğini düşünüyorum. İşi olan kadının özgüveni olur. Para kazanmaya başladıktan sonra ayakları yere daha sağlam basar ve ev ekonomisine katkısı olur. Bu nedenle de daha güçlü bir aile yapısı olur. Onun için her kadının ev hanımlığı dışında mutlaka bir mesleği olmasını istiyorum. Bizimle yola çıkan ev kadınları para kazanmaya ve yaptıkları çalışmalar ödül kazandıkça 5-10 kadınla başladığımız yolculuğumuzda sayı 100’leri geçti.

Kumaş yapan usta yoktu
Osmanlı kıyafetleri ve nakışlarına neden bu kadar önem veriyorsunuz. Zor bir alan seçmişsiniz?
Cemile Gül, Osmanlı’ya ve ecdadın kültürü ve sanatı beni her zaman mest ediyordu. Bu konuda çok araştırma yaptım, kitaplar okudum, eski fotoğrafları inceledim. Müzeleri gezdim. Her kıyafet bir sanat eseri gibi. Bunları öğrendikçe piyasada olan adı Osmanlı kıyafeti diye sunulanların hepsinin ne kadar yanlış, orantısız, biçimsiz yapıldığını gördükçe isyan etmeye başladım. Ecdat yaptığı her nakışın bir ölçüsünü koymuş, o nakış nerede olur, hangi kumaşta ve renkte olur belirlemiş. Gelişi güzel her nakışı her kıyafete kafanıza göre büyütüp küçülterek koyamazsınız. Yanlışları gördükçe isyan etmeye başladım ve bu işi benim işim olmalı diye yola çıktım.

Peki bu kumaşları, renkleri bulmak kolay mı? Kolay olsa diğerleri zaten doğrusunu alıp yapmazlar mıydı?
Cemile Gül, Kimse aramamış, piyasada ne varsa onu alıp Osmanlı kıyafeti yapmaya çalışmış. Ben aldım başımı yollara çıktım. Bursa, İstanbul, Gaziantep gezmediğim yer kalmadı. Bir yerden boya buldum, bir yerden kumaş buldum ama onu doğru kullanacak usta yok. Kalmamış ve her şey fabrikasyona dönmüş. Gaziantep’te bir usta vardı yaşıyor mu bilmiyoruz dediler. Adamın sadece adı var Cevdet Usta. Antep’e gittim çarşı çarşı, sokak sokak araya araya ustayı buldum. 70 yaşında bir adam. Kendi halinde bir adam. Ama yaptığı kumaşları göründe kalbim duracaktı. Sarıldım adama, herkes şaşırdı. Dedim ustam bana kumaşa lazım, çok kumaş lazım. Cevdet amca, ‘Kızım ben 70 yaşındayım çok kumaş nasıl yaparım. Benden bir tane daha yok. Bende hobi olarak yapıyorum kimse almaz bunları’ dedi. Ben alırım Cevdet amca sen ne kadar yaparsan ben hepsini alırım. Kendine çırak bul, usta bul kumaş yap.

Cevdet amcayı kimse bilmiyor muymuş?
Cemile Gül, Cevdet amcayı ben keşfettim. Ama sonra patladı gitti. Kapanmak üzere olan dükkan bugün Türkiye’ye ürün satan bir yer haline geldi. Cevdet amca belli kalıpları olan bir adamdı. Ustalığı 10 numara ama yeniliğe çok açık değildi. Çok güzel kumaşlar yapıyordu ama boya konusunda biraz kuralcıydı. Çok özel bir kıyafet için bir renk bulmam lazım ama piyasada yok. Cevdet amcanın yanına gittim. Yok olmaz kızım öyle bir renk yok dedi. Olmaz ben yapamam dedi. Ustam ben sana istediğim rengi bulsam yapar mıyız dedim. Birlikte olursa yaparız dedi. Gittim Bursa’dan istediğim rengi bulduk Bursa’dan boyayı alıp Gaziantep’e gidip Cevdet ustanın karşısına dikildim işte ustam boya bu hadi gel şu kumaşı yapalım dedim. Günlerce uğraştıktan sonra yapmayı başardık. Bazı şeyler emek, çaba, üzerine gitmekle oluyor. Ben var olanla yetinmeye sevmem daha fazlasını isteyen biri olduğum için başarı geliyor.

Antep dokuma sektörünü ayağa kaldırdım
Çalışıyor musunuz Cevdet ustayla hala?
Cemile Gül, Maalesef Cevdet ustayla çalışamıyorum. Usta hayatını kaybetti. Şimdi doktor olan bir oğlu vardı işler o kadar büyüdü ki doktor işin başına geçti. Benim sayemde Gaziantep’te dokuma yeniden ayağa kalktı ve şimdi Türkiye geneline ürün yetiştiremiyorlar. Bir çoğu Avrupa birliği desteği almaya başladılar. Sadece Gaziantep değil Antakya, Bursa bu işte önemli bir yol aldı.

Cemile Gül koleksiyonun insanlar nereden bulabilir?
Cemile Gül, Kütahya’da merkezimiz var. Bursa ve İstanbul Bağdat Caddesinde iki ayrı şubemiz var. Ürünlerimizi buralardan bulabilirler. Birde sipariş üzerine kişiye özel çalışmalarımız var. Bizim ürünlerimiz ile birlikte başlayan kına gecesi geleneği neredeyse düğün kadar önemli hale geldi. Afyon başta olmak üzere Türkiye’nin her yerine gelinlik kızlara kına gecesi kıyafeti yapıyoruz. Sadece kına gecesi yapmıyoruz sadece, çeyiz takımları, yatak örtüleri gibi Osmanlı geleneğini yaşatıyoruz. Onun için tercih edilen ve ecdadın yaptıklarına tamamen uyarak yapıyoruz.

Kimler tercih ediyor Cemile Gül koleksiyonunu?
Cemile Gül, Çok çeşitli bir kesim tercih ediyor. İstanbul, Bursa jet sosyetesinden tutun ünlü sanatçılara, sporculardan evlenecek ailelerle kadar çok geniş bir müşteri portföyümüz var. Birçoğu kişiye özel sipariş üzerine yapılıyor. Ama yüzde yüz el işi ile yapılıyor. Biz birçok ürünümüzü kendi atölyemizde yapıyoruz. Ama bunun yanı sıra evlerinde bize parça başı ürün yapan ev hanımları var. Onlardan da faydalanıyoruz. Mesela Afyon’dan çok fazla müşterimiz var.

Sizin yurt içi ve yurt dışında birçok yerde defileler yaptığınızı biliyoruz. Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Cemile Gül, Bizim özellikle bir yerlerde defile yapalım gibi bir çabamız yok. Gelen tekliflere göre doğru bulduğumuz yerlerde defileler yapıyoruz. Daha dün Ankara’da çok öneli yargı mensupları için bir defileden yaptık. Yurt dışında Amerika, Avrupa ülkeleri gibi dünyanın dört bir yanında defile yaptık. Bunlar daha çok Türkiye Cumhuriyeti Bakanlıkları ile birlikte yapıyoruz.