Ana sayfa Genel Mutlu geçsin bayramlar

Mutlu geçsin bayramlar

99
0

Allı pullu, rengârenk uçurtmalarımız vardı,
Başucumuzda bayramlıklarımız,
Beynimizde şeker tadında düşler,
Ve biz böyle beklerdik bayramları…

Bugün bayram, erkenden uyandık kötürüm düşlerle… Çocukluğum geldi aklıma. Ayakkabılarımı yastığımın üzerine koyup bayramın gelmesini heyecanla beklediğim günler.
Annemin aldığı bayramlıkları giymek için nasıl heyecanla beklerdim. Kedinin ciğere baktığı gibi bakardım alınan giysilere, ayakkabılara.
Bayram sabahı heyecanla giyerdim giysilerimi, ayakkabılarımı. Yürümeye korkardım ayakkabılarım eskiyecek diye. Eteğim buruşmasın diye ayakta dururdum saatlerce.
Ne güzel günlerdi o günler. Elimizde çanta, önce Fatma Nineye giderdik el öpmeye, vereceği şekeri beklerdik heyecanla. Sonra diğer komşulara giderdik sıra sıra…
Eve dönünce hangimizin topladığı şeker daha fazla diye sayardık kardeşlerimle. Kim daha çok bayram harçlığı verecek diye heyecanlanır, birbirimize bakardık gülümseyerek. Hiç üşümezdi düşlerimiz, sımsıcak yüreklerle sarılmıştı etrafımız.
Ya bugün, plastik kokuyor bayramlar… Beynimizde kötürüm düşler. Umut esir alınmış, elleri kolları bağlı… Bir kenarda ağlıyor çaresiz N.Ç. Ona da bayram gelmiş midir bugün. O da heyecanlı mıdır bu sabah, bayramlıklarını yastığının üzerine koymuş mudur geceden? Ayakkabılarını gıcırdatarak yürüyüp mutluluktan uçmuş mudur havalara… Unutabilmiş midir kendisine tecavüz eden, sözüm ona okumuş 28 adamı? Ve kendisini kendisiyle baş başa bırakanları?
Alkolik kocasından dün akşam, çocuklarının önünde dayak yiyen Zehra da mutlu mudur bu sabah? Gülümseyerek hazırlamış mıdır bayram sofrasını? Ve nasıl bayramlaşacaktır kendine kalkan o zalim ellerle. Nasıl bakacaktır eve gelen konu komşunun yüzüne, moraran gözlerle.
İki yıl önce yanmıştı evi Düriye’nin. Çoluk çocuk kalmıştılar dışarıda. En acısı da evi yakanın kocası oluşuydu. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarını da Düriye’yi de ölümle tehdit ediyordu. İyi ki ablasının oğlu vardı da onun yanına kaçmıştı, Sivas’a, çocuklarını da alarak. Onun evine de gelmiş midir bayram? Mutlulukla uyanmış mıdırlar bu sabah?
Kendisini dünürüyle aldatan kocasından boşanıp, kardeşinin yanına sığınan, alamadığı nafakasının peşinde koşmaktan yorulan Vildan bayram sabahına kızını pembe düşlerle uyandırmış mıdır acaba?
Dini nikâhlı eşi tarafından polisin, vatandaşların ve 7 yaşındaki oğlu Ayhan’ın gözleri önünde 54 yerinden bıçaklanan Ayşegül’ün oğlu da mutlulukla uyanmış mıdır bayram sabahına? Uyumuş mudur bayramlık giysilerini yastığının üzerine dizerek? Harçlık rüyaları görebilmiş midir arife gecesinde?
Kars’ta 6 çocuk annesi 30 yaşındaki Yosma ALTUNBAY isimli kadının burnu, kocası ve kayınbiraderi tarafından kesildi. Jandarmaya sığınan ve şikâyetçi olan kadın, bir de şikâyet için gittiği jandarma karakolunun komutanı tarafından dövüldü. Yosma da yüreğinde gülümsemeyle uyanmış mıdır bu sabah? Yoksa çakallar inerek kâbusa mı çevirmiştir masum düşlerini?
Siirt’te, aralarında asker, polis ve öğretmenlerin de bulunduğu 100 kişi tarafından tecavüz edildiği ortaya çıkan 7 masum kız da mutlu mudur bu sabah?
Sevdiği gençle kaçarak evlendiği için Ağrı’daki evinde, erkek kardeşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Esra’nın annesine gelmiş midir bayram? Unutabilmiş midir kızının derin bakan gözlerini, gülümseyen dudaklarını, kınalı ellerini?
Ayazın üşüttüğü yüreklere gelir mi bayram? Gülebilirler mi bir daha? Bitmiyor dertlerin ve soruların arkası; ama yine de yüreğimde bir gülümseme beliriyor ve diyorum ki giydirelim üşümüş düşlerimizi. Pembe gülümsesin kadınlar ve çocuklar… Mutlu geçsin bayramlar…

Eğitimci-Yazar
Gülseren Şenyüzlü

gulserensenyuzlu@gmail.com