Ana sayfa AFYONKARAHİSAR Koronayla vals yapmak

Koronayla vals yapmak

374
0

Son bir yıldır hayatımızın bir parçası haline gelen yüzyılın hastalığı Korona ile imtihanı atlattık.

Her fani gibi bize de bir gün uğrayacağını biliyor ve bekliyorduk.

Beklerken de maskemizi, mesafemizi, hijyen kurallarını büyük ölçüde uyguluyorduk.

Ancak bir gün bize de uğrayacağını ve bu Corona denilen hastalıktan kaçışımızın olmadığını da bilerek kapımızı çalacağını bilerek bekliyorduk.

Beklerken de kendimize göre bazı önlemler alıyorduk.

Takviyeler, hijyen kuralları, kolonya, maske, mesafe ne yapılması gerekiyorsa yapıyorduk.

Tedbir bizden takdir Allah’tan sıranın bize gelmesini bekliyorduk.

Neredeyse bir yıl uzak kaldığımız, korunduğumuz Korona’ya bir dost sofrasında yakalandık.

Güzel ve inanılmaz keyifli bir gecenin sonunda evlerimize dağıldık.

Aradan bir hafta geçmeden o sofrada bulunan herkesin Korona olduğunu duymaya başladık.

Gidip testimizi yaptırdık ve sonunda bizimde Korona olduğumuz anlaşıldı.

Ailecek karantinaya girdik.

Bizimle birlikte o gece yemekte olan herkes Korana oldu.

Çok şükür hepimizde atlattık ve yeniden normal hayatımıza geri döndük.

Bazı dostlarımız biraz sıkıntılı atlattılar.

Bazılarında hala ufak tefek devam eden sıkıntılar var ama genel olarak hepimiz iyiyiz ve normal hayata geri döndük.

Bu süreçte mümkün olduğunca kimseyle paylaşmadan kendi aramızda kalsa da elbette bazı dostlarımız duydular.   

Başta Fadime Akar abamız, Tülin Helvacıoğlu, Nida Millik, Yasemin Bor ve Fatma Yıldız olmak üzere lojistik destekleri ve moral takviyesi için teşekkür ederiz.

Bizi Afyon’da yalnız olmadığımızı hissettirdikleri için.

Elbette birçok dostumuzun haberi bile olmadı.

Kimseye rahatsızlık vermemek için kendi aramızda bu zorlu süreci atlattık.

Başta moral ve lojistik desteklerinden dolayı bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza teşekkürler.

Biz kişisel olarak ailecek maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaya büyük özen gösterdik.

Maskesiz sokağa çıkmadık.

Mesafeye özen gösterdik eve her girdiğimizde kolonya ile banyo yaptık neredeyse.

Sabun ve dezenfektan hayatımızın bir parçası haline geldi.

Ama tüm bunlara rağmen Korona’nın bir gün bizimde kapımızı çalacağını biliyorduk.

Bir şey daha biliyordum.

Bu korona denilen illet dost kazığı olduğunu.

Hiç tanımadığımız kişilerden değil dostlarımızdan geleceğini de biliyordum.

Sanırım öyle de oldu.

O gece yemekte olan herkes hastalandı.

Tek tesellimiz Allah daha beterinden korusun.

Sadri Alışık’ın bir filmi vardı bilirsiniz, Ofsayt Osman karakterini canlandırdığı filimin finalinde bir sahne var.

Sadri Alışık, “Bu da mı gol değil hakim bey” diye ağlamaklı bir sesle sorduktan sonra, hakim dosyayı kapatırken “Gol” diye kapatır.

Bizim olayda ona benzedi, tam bir yıla yakın maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyduk.

Ama bir gün be, adaletine güvendiğim yaradanım bir gün dostlarımızla bir yemek yiyelim dedik.

Bu nasıl gol be?,

Bir gün tedbiri elden bıraktık hepimiz korona golü yedik.

Bu nasıl gol be?

Dostlarımızla harika bir gece geçirdik.

Sofra Afyon yemekleri ile donatılmıştı.

Sobada kızartılan köy ekmeği bir birinden özel menüler tamda yemede yanında yat cinsindendi.

Tablo gibi bir masaydı doğrusu.

Biz o gece tam dokuz kişiydik.

Ama farkında olmadan 10. Kişide korona virüsmüş haberimiz yok.

Yemekler yenildi.

Sonra kahveler ve harika bir sohbet başladı.

Elbette maske ve mesafe kuralı bozuldu.

Gece yarsını çoktan geçmişti evlere dağıldığımızda.

Sonra aradan üç beş gün geçti.

Başladı mı? terleme, öksürük.

Önce konduramadık birkaç gün bekledik.

Pazartesi Devlet Hastanesine giderek bir test yaptırdık ve sabah telefon geldi.

Pozitifsiniz.

İlk işim o gece yemekte olanları uyarmak oldu.

Bizden önce birkaç kişide daha belirtiler başlamış ve sonuçta o gece orada bulunan 9 kişi korona oldu.

Bazılarında bir hayli sorunlu geçti.

Benimde ciğerlerime kadar inmiş.

Tedbirler, ilaçlar ve antibiyotikler derken karantina dönemini atlattık.

Ufak bir öksürük dışında çok şükür bir şeyimiz yok.

Şimdi Sadri Alışık’ın Ofsayt Osman filmine dönecek olursak.

Kurban olduğum Allah’ım, bir gün ya bir gün kurala uymadık böyle olur mu? Bu nasıl gol Allah’ım.

300 günden fazla tüm kurallara uyduk.

Bir gün be, bir gün dostlarımızla bir yemek yiyelim dedik.

Adaletine güvendiğim Allah’ım bu nasıl gol ya?

Netice itibarıyla ailecek 14 günlük karantina süremiz bitti.

İlaçlarımızı kullandık ve hala kullanmaya devam ediyoruz.

Çok şükür o gece bir araya geldiğimiz tüm dostlarımız biraz zorlansalar da sağlıklarına kavuştu.

Aman siz, siz olun.

Tedbiri elden bırakmayın, çember iyice daraldı.

Çekirdek aile dışında kimseyle bir araya gelmeyin.

Hele bana bir şey olmaz asla demeyin.

Bu hastalık maalesef kimseye pozitif ayrımcılık yapmıyor.

Zengin fakir, güzel çirkin ayırmıyor.

Sadece fırsat kolluyor.

En keyifli ve özel anınızda dudaklarınıza yapışıyor.

Zehirli bir öpücük gibi hayatınız gözlerinizin önünden film şeridi gibi geçiriyor.

Aman ha dikkat edin bana bir şey olmaz demeyin.

Bu hastalık hepimizin kapısını çalacak.

Biraz daha dikkat.

Maske, mesafe ve hijyen.

Hepsi bu kadar basit.

Bu basit üç şeyi yapmazsanız, yolunuz tahtalıköye kadar gidiyor maalesef.

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz