Ana sayfa RÖPORTAJ Halk müziğinin yeni starı Vildan Turan

Halk müziğinin yeni starı Vildan Turan

24
0

Türk Halk Müziğinin yeni seslerinden biri olan Vildan Turan İzmir’den çıkan sanatçılardan biri. Cafelife için yapılan özel röportajı ile onu sizlere daha yakından tanıtmak istedik. Hanife Porhan’ın röportajı ile işte Vildan Turan.

Kurumsal hayatı müzik dünyasıyla birleştirenlerdensiniz. Nasıl oldu bu süreç, alışabildiniz mi?
V.Turan, Öncelikle kurumsal hayatımdan biraz bahsetmek istiyorum o zaman 2005 yılından itibaren süren, çeşitli kurum ve kuruluşlarda üstlenmiş olduğum koro şefliği görevlerime ek olarak 2008 yılından itibaren de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak sürdürmüş olduğum müzik öğretmenliği görevim bulunmakta… Sürdürmüş olduğum bu görevlerin kendi içinde farklı zorlukları olmasının yanında bir takım avantajları da var. Çok efor ve motivasyon gerektiren bu işler aynı zamanda sosyal iletişim ve mesleki bir takım bilgilerin her daim güncel kalmasını da sağlıyor. Bu da sahnede bana birçok avantajlar kazandırıyor.
Sadece sahnedeki Vildan Turan’la değil güncel hayattaki Vildan Turan ile de karşılaşmaları, insanların gözünde beni daha samimi ve sempatik kılıyor kanımca… Bu da insanlarla kalıcı dostluklar kurmamıza vesile oluyor. Benim için de yapmış olduğum işin en büyük kazanımlardan biri bu açıkçası… Bu anlamda da yorucu da olsa alıştım tabii ki.

Albümünüzün kayıt aşamasında neler yaşandı?
V.Turan, Neler yaşamadık ki! Bilirsiniz kayıt stüdyolarında çok hassas mikrofonlar kullanılarak yalıtılmış stüdyolarda kayıtlar alınır. Dışarıdan her hangi bir gürültünün içeriye sızmaması veya içerideki yüksek seslerin çevreyi rahatsız etmemesi içindir bu… Stüdyoyu uygun bulduğumuz zamanlarda, kaydını yapacağımız enstrumanistlerin de zamanlarının uyması gerekiyor ayrıca… Bu anlamda uygun zamanları denk getirmek oldukça zor oluyor. İşte bu uygun zamanı ayarladığımız bir gün tam kayda başlayacakken yan binada hilti ile toplu rekreasyona başlandı. O gün de bazıları İstanbul’dan gelen 9 kişilik yaylı grubu kayıtları yapılacaktı meselâ. Bunu bir şekilde atlattık ama sonra elektrikler kesildi, eserleri yorumlayacağım zaman sesim kısıldı ve daha birçok olay aklıma gelmeyen… Kısacası çok büyük zorluklar yaşamamıza rağmen içimize sinen kayıtlar almayı başardık. Bu anlamda katkı sunan tüm müzisyen dostlarıma da teşekkür ediyorum. Katkı sunmakla kalmayıp ayrıca gönüllerini de ortaya koydukları için…

Albümde yer alan eserlerden sizi en çok yansıtan hangisi?
V.Turan, Aslında yola çıkarken beni en çok yansıtan eserleri seçmeye çalıştım. Yorumladığım eserler her ne kadar Türk Halk Müziği eserleri olsa da, mezunu olduğum anadal olan Türk Sanat Müziğinin etkilerinin olduğu eserlere ağırlık verdik. Albümü dinleyince, makamsal etkilerin ağırlıklı hissedildiği eserlerin yorumlanmasında biraz daha rahattım diyebilirim bu anlamda… Ama diğer tüm eserlere de ayrıca aynı özen ve ilgiyi gösterdiğimi de belirtmeliyim. Bu eserlerin hepsi birer kültürel miras niteliğinde bizler için… Ne kadar doğru sahiplenip geleceğe aktarımda başarılı olursak popüler kültüre hizmetin yanı sıra milli kültüre de doğru bir şekilde hizmet etmiş olacağımıza inanıyorum.

Albümdeki eserlere gelen tepkiler nasıl?
V.Turan, Gelen yorumlar gerçektende çok güzel. Repertuvarı hazırlarken amacım inanılmaz bir renkliliğe ve zenginliğe sahip Anadolu halk ezgilerimizi herkesin dinleyebileceği bir albümde toplamak ve her yaş grubuna hitap edip geleneksel ile popüler müziği bir albümde yoğurabilmekti. “HÛMA” albümünde hedeflerimin büyük bir kısmına ulaşabildim diyebilirim. Örneğin albümde her yöreden birer türkü okumaya özen gösterdim ve böylelikle albümü dinleyen herkesin kendisinden bir şeyler bulabilmesini istedim. Daha sonraki süreçlerde sevgili dinleyicilerimizden gelen yorumlarla doğru bir repertuvar hazırladığımı teyit etmiş oldum. Başka bir örnek daha vermem gerekirse ses sanatçılığının yanı sıra hem müzik öğretmenliği hem de yetişkinlerden oluşan korolarda koro şefliği yapıyor olmamadan dolayı 10 ile 65 yaş ve üzeri geniş bir yelpazedeki insan topluluğunun müzik zevkini analiz edebilme şansına sahibim. Albümdeki başta “Bahçede Erik Dalı, Tepside Tepsi Fındıklar, Ocak Başında Kaldım” gibi hareketli türkülerin ağırlıklı olarak 10-18 yaş grubu dinleyici, “Emirim, Ayşemin Yeşil Sandığı, Oy Pelutler” gibi türkülerin 20 yaş ve üzeri dinleyici tarafından daha çok dinlenmesi ve sevilmesi her yaş grubuna türküleri sevdirip, dinletebilmenin inanılmaz hazzını ve mutluluğunu bana yaşattı.

Müzikal tavrınızı nasıl tanımlıyor, kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?
V.Turan, Müzikte de diğer her şeyde olduğu gibi iki türlü değişim söz konusu… Birisi dejenerasyon da diyebileceğimiz bozulma, bir diğeri ise estetik değerlere bağlı kalarak yenilikleri de bünyesine katıp yapılan geliştirme… Ben de müzikal tavrımı bu yönde, yani gelişim yönünde ortaya koyuyor ve bunu yaparken dokuyu bozmamaya özen gösteriyorum. Yaptığım işlerde müzikal estetikten ve dünya görüşümden taviz vermemeye de özen gösteriyorum. Yani nasıl yaşıyorsam öyle yorumluyorum. Tüm bunları yapmaya çabalarken günümüzün gelişmelerini de müziğime belli oranlarda katmaya çalışıyorum. Bu bakış açısıyla bir konumlandırma yapmam gerekirse, geçmişteki değerleri günümüz nesline aktarmaya çalışan bir köprüde görebilirim kendimi…

Sizi etkileyen, ilham aldığınız isimler kimler?
V.Turan, Etkileşim günün her anı her yerde ve zamanda olabiliyor içinde yaşadığımız bu çağda… Bu bakış açısıyla baktığımızda bir kaç isimle sınırlandıramayacağım kadar çok kişiden veya müzikten etkileniyorum. Her gün yeni bir müzik duyuyor, yeni bir şiir dinliyor veya eskilerden farklı bir üstat ile tanışabiliyorum. Bunlar beslendiğimiz sonsuz bir pınar gibi adeta… Bu sonsuz akan nehirde belirteceğim bir kaç ismin diğerlerine vefasızlık olacağı inancında olduğum için bu nedenle tek veya bir kaç isim söyleyemiyorum. Ama şunu da belirtmek gerekir ki bu birikime ulaşmamıza vesile olan hocalarımızın müzikal kimliğimde aslan payını aldıkları da bir hakikat. Buradan hepsine en kalbi sevgi ve saygılarımı da iletiyorum ayrıca.

Gelecek planlarınız neler?
V.Turan, Mutlu olduğum işi yapmak! Yani daha çok müzik, daha çok konser ve bu vesileyle tanışılacak daha çok gönül!

BİR YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz