Ana sayfa RÖPORTAJ Ecmel Haute Couture Ülkü Elma & Celil Yılma

Ecmel Haute Couture Ülkü Elma & Celil Yılma

56
0

Yığın yığın azim var, hayal gücü var, sabır var “Ecmel Haute Couture” yazan kapının ardında…

Celil Bey aralıyor kapıyı, o dostane gülüşüyle alıyor içeriye. Mutfaktan ufak tefek ama dimdik yürüyüşüyle Ülkü Elma geliyor yanımıza.
Ben sarı koltuğu tercih ediyorum etrafıma hayranlıkla bakarken. Zevk kokuyor her yan. Celil Bey kendi elleriyle hazırlıyor kahvelerimizi…

Ecmel moda evini kurdunuz. Neden “Ecmel”?
Ecmel, “ en iyi” demek, biz de en iyi olmak için yola çıktık. En iyi, olma yolunda ilerliyoruz. Ecmel Moda Evi ismine Ülkü Hanımla birlikte karar verdik. Ecmel Moda Evini Ülkü Hanımla birlikte kurduk.
Tasarımların oluşum aşamasında nasıl çalışıyorsunuz?
Ülkü Hanımın kendine has bir tarzı; benim kendime has bir tarzım var. Biz serbest çalışıyoruz. Belli bir kalıba göre çalışmıyoruz. Kişiye özel çalışıyoruz. İnsanların vücut tiplerine göre çalışıyoruz.
Herkesi güzel göstermek mümkün müdür? Mümkünse bunu nasıl yapıyorsunuz?
Mümkündür. Kulp kesimi, pensler, bel hattı kesimleri, hangi vücuda hangi modeli yapacağınızı iyi bilmeniz gerekiyor.
Vücudu iyi tahlil etmeniz gerekiyor. Hangi kumaşlara karar vereceğinizi seçmeniz gerekiyor. Her kumaştan her model uygulama yapılmıyor. Bu nedenle önce kişinin vücut yapısına göre model çizimini yapıyoruz. Sonra kumaş seçimini yapıyoruz. Daha sonra da kıyafet çalışmamızı gerçekleştiriyoruz.
Kilolu bir bayanı zayıf göstermek mümkün mü? Kaç beden küçültebiliriz?
En az 4 beden küçültebiliyoruz.
Ülkü Hanım: “Biz öncelikle gelen insanlarla muhabbet ediyoruz. Onları tanıyoruz ve kişisel özelliklerine göre tasarımlar çıkartıyoruz. Ayşe Hanımın kıyafetini, Fatma Hanıma; Fatma Hanımın kıyafetini de Ayşe Hanıma giydiremezsiniz. Bizim tasarladığımız elbise kişiliğini yansıtmak zorunda. Gülseren Hanım kıyafeti giydiği zaman işte bu Gülseren Hanımın kıyafeti denilmeli.
Bana da asla sevmediğim bir kıyafeti giydiremezsiniz. Farklı bir kıyafeti taşıyamazsınız. Giyseniz bile gece bitsin ondan kurtulalım diye düşünürsünüz.
Zorlandığınız müşteriler var mıdır?
Olmaz mı? Elbette var. En sevdiğimiz müşterilerimiz. Zoru seviyoruz.
Memnun edemediğiniz müşterileriniz var mı?
Elbette var. Herkesi memnun etmezin mümkün değildir. 25 yıldır bu meslekle uğraşıyorum. 25 yılda memnun edemediğimiz müşteri sayısı 25 yoktur. Çünkü herkese hitap edecek bir tarzımız var. Ben modelistim. Kalıpları kendimiz çıkartıyoruz ve hiçbir yerden kalıp alıp kullanmıyoruz. Kişiye özel kalıp çıkartıyoruz. Kişinin kalıp yapısına uygun…
Model ve kumaş kesimleri dahil her şeylerine müdahale ediyoruz. Müşteriye fazla bir şey bırakmıyoruz. Biz nerde ve nasıl giyeceğine kadar karışıyoruz. Bu nedenle sonuç olarak güzel şeyler ortaya çıkıyor.
Kumaş rengine nasıl karar veriyorsunuz?
Kişinin ten rengine göre karar veriyoruz. Müşterinin renk uyumuna dikkat ediyoruz. Müşteri o rengi sevmiyor olabilir ama biz öneride bulunuruz. Mutlaka ortak bir noktada buluşuruz. Olmayan bir şeye olur demiyoruz.
Ülkü Hanım: “Biz asla kırmızı giymem diyen müşterimizi kırmızı elbiseyle çıkarttık.”
Celil Bey: “Öncelikle müşteriye yakışacağına inandırmanız gerekiyor. Biz inanıyoruz ve müşterimize inandırıyoruz. Biz inanmadığımız hiçbir şeyi yapmıyoruz.”
Yalnız gece kıyafetleri mi, yoksa günlük kıyafetler de var mı?
Günlük kıyafetlerde var. Biz mayodan gelinliğe her şeyi yapabilen tek moda eviyiz.
Moda evi denildiğinde yanlış bir algı var. Gelinlikçi ve nişanlıkçı gibi bir algı oluşmuş. Moda evi modaya dair ne varsa hepsini yapabilen yer anlamında kullanılmalı ama maalesef dilimize farlı şekilde yerleşmiş. Bize hep şu soru soruluyor. Başka kıyafet dikiyor musunuz? Evet, biz mayodan gelinliğe arada aklınıza ne gelirse hepsini dikebiliyoruz.
Ülkü Hanım: “Örneğin akademisyen müşterilerimiz var. Sadece business çalışıyoruz. Klasik gömlekler, klasik ceketler. Fakat onların kulp yapılarıyla oynuyoruz, model uygulamaları yapıyoruz, kişiye göre tamamen klasik çalıştığımız modeller var. Mesela bir akademisyen müşterimiz var. Yılda 50 gömlek diktiriyor. 10+10 tanesi mavi ve beyaz oksforddur yani klasiktir. Bu asla değişmez. Herkesin bir tarzı var ihtiyacı olan bir şey var biz de bu ihtiyaca cevap vermeye çalışıyoruz. Hizmette sınırımız yok.
Sizin Eskişehir ve Türkiye için modayla ilgili vermek istediğiniz mesaj var mıdır?
İlla moda diye yakışmayan bir şeyi giymenin bir anlamı yok. Moda gelip geçicidir. İnsanlar, moda diye yakışmayan saçma şeylerde giyebiliyorlar. Moda olanın kendine yakışanını seçebilmeli. Türk kadını daha önce, daha iyi giyiniyordu. Önceden şıklık vardı. Şimdiki Türk kadınında bunu çok göremiyoruz. Bu konuda sektörümüzde olumsuz örnekler var. Bu işin eğitimini almadan iş yapanlar var. Bu nedenle insanların kumaşlarını da mahvedebiliyorlar. Dolayısıyla insanların dikim yaptırma algısı değişti. İnsanlar diktiriyorlar sonra beğenmiyorlar. Fakat bizimle birlikte insanların bu algı da değişti. Bazı müşterilerimiz var sandıklarındaki kumaşları getiriyorlar biz değerlendiriyoruz. Gelen kumaşlardan ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz.

Celil Yılma, Ülkü Elma ”Birlikten kuvvet doğar.” sözünü ispatlayan iki dost, iş arkadaşı. Onları tanımaktan mutlu, ağzımız kulaklarımızda ayrılıyoruz; aklımızı orada bırakarak.