Ana sayfa EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ DPÜ‘de Gülten Dayıoğlu Coşkusu

DPÜ‘de Gülten Dayıoğlu Coşkusu

182
0

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, çocuk ve gençlik edebiyatının ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden yazar Gülten Dayıoğlu’nu ağırladı.

Fen Edebiyat Fakültemizin Germiyanoğlu Yakup Bey Salonunda düzenlenen ve üniversitenin Şairler ve Yazarlar Topluluğunun düzenlediği etkinliğe öğrenciler ve öğretim görevlilerinin ilgisi büyük oldu. Bir salon yetmeyince ikinci salonda video konferans yöntemiyle söyleşi gerçekleşti. Söyleşiden önce Şeyhi Sinan Salonuna gelen Gülten Dayıoğlu, söyleşiye ilgi gösteren öğrencilerimize teşekkür etti.

Rektörümüz Prof. Dr. Remzi Gören, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Vekili İhsan Tunçoğlu ve Gülten Dayıoğlu’nun eşi Cevdet Dayıoğlu’nun da katıldığı söyleşi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Anıl İça’nın selamlama konuşması ile başladı. Yazarın özgeçmişimin sunumunun ardından Gülten Dayıoğlu alkışlarla kürsüye çıkarak katılımlarından dolayı öğrencilere teşekkür edildi.

Eserlerim size emanet
Gittiği her yerde sözüne “Ben Kütahya’nın Emet ilçesinde doğdum” diyerek başladığını söyleyen Gülten Dayıoğlu, bugün itibariyle yazdığı kitap sayısının 90, başka dillere çevrilen kitaplarının sayısının 14’e ulaştığını söyledi. Hayatı boyunca 114 ülke gezdiğini ve bu gezilerde edindiği tüm deneyimlerin bir sanal müzede toplanacağının haberini veren Dayıoğlu, hayatını kaybettikten sonra tüm bu eserlerin öğrencilere emanet olacağını ifade etti.

Gülten Dayıoğlu, küçük bir çocukken okuma isteğini yoğun olarak hissettiğini ve öğrenim hayatı boyunca öğretmenlerinin kendisini kitap okumaya yönlendirmesiyle de bu isteğinin desteklediğini söyledi ve kendisini okumaya yönlendiren ve o dönemde Milli Eğitim Bakanlığında müfettiş olan Reşat Nuri Güntekin’le olan anısını anlattı.

Ben oldum demeyin
Dayıoğlu, öğrencilere hiçbir zaman kendilerine “Ben oldum” dememeleri ve her kazanımla kendilerini daha çok geliştirmeleri gerektiğini ifade etti. Ülkemizdeki okuma düzeyinin gelişmiş ülkelerin çok arkasında olduğu için üzüldüğünü söyleyen ünlü yazar, bir toplumun en önemli değeri olarak tanımladığı dil konusunda da gençlerden Türkçenin doğru kullanımına önem vermelerini tavsiye etti.

Kimseyi taklit etmeyin özgün olun
Öğrencilerimizden gelen sorulara da yanıt veren Dayıoğlu, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Fadiş’in tüm eserleri arasında ayrı bir yerinin olduğunu söyledi. Yazarlık yapmayı isteyen gençlere de önerilerde bulunan Dayıoğlu, bunun kendisi dahil kimseyi taklit etmeden özgün eserler üretmeye çabalamaktan geçtiğini söyledi. Söyleşinin ardından Gülten Dayıoğlu’na Rektörümüz Prof. Dr. Remzi Gören iki ciltlik Ahmet Yakupoğlu kitabını, Fen Edebiyat Fakültemizin Dekanı Prof. Dr. Anıl İça üniversitemizin altın anahtarını verdi. Altın anahtarı alan Gülten Dayıoğlu çok heyecanlanarak, “Bu güne kadar çok ödül aldım ama böyle bir ödül ilk defa alıyorum çok gurur duydum” dedi.

Gülten Dayıoğlu kimdir?
Gülten Dayıoğlu, 1935 yılında Kütahya’nın Emet ilçesinde doğdu. Öğreniminin bir bölümünü Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptı.
İlkokul Üçüncü sınıfta, öğretmeninin yazarlık yeteneğini saptamasıyla, yazma bilinci edinmeye başladı. On beş yaşındayken, ilk öyküsü, Afyon’da yerel bir gazetede (1950) yayınlandı. İlk kitabın basımı, 1963 yılında gerçekleşti. Bahçıvanın Oğlu adıyla okuyucuya sunulan bu kitap, çocuklar için hazırlanmıştı. O zamandan bu yana (1963-2007) kesintisiz olarak, yeni baskılarla kuşaktan kuşağa hizmet veren 90 kitap yazdı. Bu eserler, 7-18 yaş arası, çocuk ve gençlik düzeyine göre hazırlanmış, öykü ve romanlarla gezi kitaplarından oluşmaktadır. Ayrıca yayınlanmış ve yayına hazır, yirmiyi aşkın radyo ve televizyon oyunun vardır.
İstanbul’da Atatürk Kız Lisesini bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudu. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1977 yılında istifa ederek öğretmenlikten ayrıldı.