Ana sayfa FOTO GALERİ Akdağ Tokalı kanyonu çocukları çağırıyor

Akdağ Tokalı kanyonu çocukları çağırıyor

66
0

Afyonkarahisar Sandıklı’da bulunan Akdağ Tokalı Kanyonu keşfedilmesiyle birlikte doğaseverlerin akınına uğramaya başladı. Orman V. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ağaç evler Akdağ’da konaklamak isteyenlere hizmet vermeye başladı.

Afyonkarahisar Zafer müzesi önünde toplanarak Akdağ’a doğru yola çıktık. Antalya yolunda bulunan Sandıklı ilçesinden görkemli Akdağ’a doğru yaklaşık 45 dakika süren tırmanışla Akşam saatlerinde konaklayacağımız ağaç evlere ulaşıyoruz. Yemyeşil çam ağaçlarının arasında 10 adet ağaç ev yapılmış. Her evde iki oda ve her odada 2 kişi konaklaya biliyor. Salonda bulunan yatağa dönüşen kanepeler ile birlikte her ağaç evde 6 kişi konaklaya biliyor.

Her şey çok güzel ama birde ağaç evlerin yakınlarına kurulan oyun ve macera parkları çocuklu aileler için çok cazip. Özellikle hafta sonu piknik için gelenlerle bizim gibi konaklayanlar iç içe. İşin güzel yanlarından biride sabah inek çanlarıyla uyanmak. Evden dışarı adım attığınızda kapınıza kadar gelmiş otlayan inekleri görmek inanılmaz bir şeydi. Yüzlerce inek doğal ortamda otluyorlar.

Tokalı Kanyon yürüyüşü
Sabah çam ağaçları altında kahvaltımızı yaptıktan sonra Tokalı Kanyona doğru yolculuğumuz başladı. Yolun bir kısmını araçlarımızla gittikten sonra kanyonun girişine ulaştık. Bundan sonrası serin sular, eşsiz doğal güzelliğiyle 26 kilometre uzunluğundaki kanyon turu başlıyor. Ben 10 yaşında olduğum için kimse bu yolculuğu tamamlayacağıma ihtimal vermiyor. Ama unuttukları bir şey var ben hafta içi 5 gün tenis antrenmanı yapıyorum. Bu yürüyüşe hepsinden daha fazla hazırım.

Yılkı atları
Akdağ 1600 metre yükseklikte. İlk bakışta Karadeniz’in yaylalarını aratmayacak güzellikte. Akdağ’ın en büyük özelliklerinden biri yüzlerce yılkı atları olması. Bir zamanlar yöre halkının yaşlanan ve hizmetini tamamlayan atları dağa salmaları ile çiftleşerek üremişler ve yabanileşmişler. Akdağ’da 500 kadar yılkı atı varmış ve bazen sürü halinde dolaşıyorlar.

Bizde kanyon yürüyüşü öncesi uzaktan ağaçların arasından yılkı atlarını görme imkanımız oldu. Yazın inekler, piknik ve doğa tutkunlarının akınına uğradığı için yılkı atları ormanın iç kesimlerine çekilmişler. Akdağ çoğunluğu çam ağaçları, meşe, ardıç, orman kavağı, alıç, kızılcık, ceviz, kuşburnu gibi ağaçlar yer almaktadır. Yaban hayatı olarak geyik, yılkı atları, yaban domuzu, kurt, tilki, sansar, porsuk, sincap, tavşan gibi hayvanların yanında kartal, şahin, keklik gibi kuşlar da varmış.

Tokalı Kanyonu
Biz yeniden kanyona dönelim. Tokalı kanyonu bütün olarak 26 km.lik alana uzanıyor. 1600 m. rakımlı kanyon Denizli Çivril’in Gümüşsu beldesinde son buluyor. Kanyonun 1200 metre uzunluğundaki kısmı bıçakla kesilmişçesine yüksekliği yer yer 200 metreyi bulan kaya kütlelerinden oluşuyor. En geniş yeri 4 metre en dar yeri ise 1,5 metre aralıktaki bu kayaların arasından akan derenin oluşturduğu Akdağ kanyonu ancak 7-8 saatte geçilebiliyor.

Hüseyin Bozoklu rehberliğinde kanyona giriyoruz. Kanyon boyunca yürüyüş yapanların patika izlerini takip ediyoruz. Ancak bazen suların içindeki kayalara basarak karşıya geçmeniz gerekiyor. Bazen ayağınız kayarak serin sulara dizinize kadar batmanız çok ilginç oluyor. Daha önce yöre halkı kanyonu “geçilemez” diye ön yargıyla baktıkları için hiç geçmeyi denememişler. Yıllar sonra doğa tutkunları kanyonu keşfedip geçtikten sonra maceracıların akınına uğramaya başlamış. Başta Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir olmak üzere birçok yerden doğa tutkunları kanyon yürüyüşü için Akdağ’a gelmeye başlamışlar.

Ben genellikle hazır sudan başka içecek tüketmem. Akdağ Tokalı Kanyon’un daha yarısına varmadan mataramda bulunan suyum bitti. Uzun bir süre direndikten sonra herkes gibi bende akan sudan mataramı doldurup içmek zorunda kaldım. Tadı farklı ama güzeldi. Bir buçuk saat süren yolculukta 15 kişi ile birlikte hiç yorulmadan yürümem ekipte bulunanlar tarafından takdir edilmeye başladı. Onlar benim yarı yolda kalıp onların dönüşünü bekleyeceğimi sanıyorlardı.

Tokalı kanyon içinde ilerledikçe ağaçlar azalmaya, kayalıklar çoğalmaya başladı. Üstelik bazı yerlerde 10 katlı apartman yüksekliğinde sanki ortadan ikiye kesilmiş bir dağın arasından geçiyoruz. Bazı yerlerde ilerlemek için 1.5 metre derinliğinde suyun içinden yüzerek geçmeniz gerekiyor. Tabi ki soğuk suları kemiklerinizde hissediyorsunuz. 2 saatten fazla bir yürüyüşten sonra inanılmaz bir yere geldik. Ortadan ikiye ayrılmış dağın tam ortasında kocaman bir otomobil büyüklüğünde bir kaya sıkışmış. Sanki her an oradan üzerinize düşecek gibi.

Bize rehberlik eden Orman Müdürlüğü görevlisi Hüseyin Bozoklu, “Tokalı Kanyonu ilk defa 7 Kasım 1993’de 10 kişilik bir ekip tarafından geçilmiş. Ondan sonra ise Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri kanyondan geçerek incelemelerde bulundu ve kanyonun turizme açılması gündeme geldi” dedi.

Bu yolculuk benim için inanılmaz heyecanlı geçiyordu. Bazı noktalarda güneşi görmek imkansız hala geliyordu. Kanyonun kimi yerinde yürüyoruz, kimi yerinde tırmanıyoruz ve kimi yerinde soğuk suların içinden geçiyoruz. En zor olanı ise 25 metre yükseklikte yer alan bu kayanın altından yüzerek geçmektir. Bu dar geçitten sonra kayaların yükselişi yavaş yavaş azalıyor ve geniş vadilere dönüşüyor. Buradan sonrası Denizli sınırları başlıyor. Biz buradan sonra geri dönüyoruz. Neredeyse 3 saate varan bir yolculuktan sonra buraya gelmiştik. Şimdi aynı yolu yeniden yürüyeceğiz. Tokalı kanyonuna yapılan yürüyüşün en küçük yolcusu benim. Hala bu kadar yolu nasıl geldiğime şaşıranlar var.

Akdağ’ın tarihçesi
Akdağ, Romalılar döneminde yerleşim birimi olarak kullanılmış. Karakaya’da temel kalıntıları, lahit şeklindeki mezarlar ve buralardan çıkarılan paralar, Saraç’ta sur kalıntısı, Küfü’de kuyu, seren, zincir ve kova resmi olan taş anıt Roma döneminden izler taşımaktadır. Ayrıca bu gizemli bölgedeki yel ve su değirmenleri sizleri hayal alemine taşıyacaktır. Şehirden uzak bu tabiat ortamı sizleri bekliyor.

Side Mazi
Afyonkarahisar Şemsettin Karahisari Ortaokulu 2. Sınıf öğrencisi

Not daha önce Bir çocuğun gözünden Frig Vadisi yazısı Hürriyet Seyahat ekinde yayınlandı.