Hem güzel hem çalışkan, H. Canan Adlım

Hem güzel hem çalışkan hemi de akıllı!
H.Canan Adlım… O benim bir tanem, kocaman yürekli arkadaşım..
Kadınlar onun işletmeci ruhundan çok etkilenecek…

Canan Adlım kim?
Eskişehir’de doğdum. Ailemin işleri dolayısıyla ilköğretim yıllarımı İstanbul’da geçirdikten sonra 1982 yılında tekrar Eskişehir’e dönüş yaparak , kalan eğitim-öğretim ve meslek hayatımı Eskişehir’de gerçekleştirdim ve halen “ Bi’fincancafe& Home accesuary” olarak cafe işletmeciliği yapıyorum.
Öğrencilik yıllarımda, spor ve halkoyunları ile uğraştım. Bu uğraşıları daha sonraları ( kısa bir dönemde olsa) çeşitli ilköğretim okullarında antrenörlük ve usul öğreticisi olarak değerlendirdim. Dolayısı ile öğrenmek ve öğrendiklerimi paylaşmak en keyif aldığım kısımlardan bir tanesi…
İş yaşamına nasıl başladınız?
Babamı erken yaşta kaybetmek, sanırım benim iş hayatına da erken yaşta başlama nedenim. Ülkemizde, hatta dünyada da sektöründe lider kuruluşlarından biri olan Sarar Grup’ta ilk olarak Otomotiv A.S. de görev aldıktan sonra, Hazır Giyim ve Tekstil fabrikasına geçtim.
Yaklaşık 2-3 yıl “Üretim Planlama ve Koleksiyon Hazırlama “bölümlerinde çalıştıktan sonra, son 10 yılımı Yönetim Kurulu Başkanı asistanlığı ile tamamladım. Hem sosyal hayat hem de iş hayatımdaki tecrübelerim acısından Sarar Ailesi ve Cemalettin Sarar’ın hayatımdaki yeri her zaman çok farklı.
En büyük dileğim kendi işyerimin olmasıydı… Gece yatağa yattığımda sadece bu konuyu düşünür olmuştum.Gel zaman git zaman derken, öncesi 35 m2 hediyelik eşya mağazasıyla başladığım ticaret yaşamım cafe kısmını da dahil ederek, halen hizmet sektöründe faaliyetlerim devam ediyor.
Bununla ilgili olarak Bernard Shaw’ın bir sözü gelir aklıma;
“YARATMANIN BAŞLANGICIDIR DÜŞ GÜCÜ. DİLEDİĞİNİZİ DÜŞLER, DÜŞLEDİĞİNİZİ AMAÇLAR, AMAÇLADIĞINIZI YARATIRSINIZ SONUNDA”
Siyasette de varsınız bu nasıl oldu?
Tabii ki bu düşler ile hayata bakışınız, kişilik yapınız ve tecrübeleriniz bir yerlerde buluşuyorsa bu süreç biraz daha hızlı gerçekleşiyor sanırım. Öyle ki siyasete girişimde bu yolda gerçekleşti. …” Her insanın bir fikri, her fikrin bir duruşu ve bu duruşunda bir sorumluluğu olmalı “mantığı ve yine fikirlerine değer verdiğim arkadaşlarımın da vasıta olması ile meclis üyeliğine adaylığım söz konusu oldu. Önceleri “gönüllü” olarak yer aldığım platformda resmi olarak görev almak nasip oldu. Bu kararda da öyle zannediyorum ki beraber yola çıktığınız kişi ya da kişilere güvenmek, sevgi ve saygı duymak, ortak amaçlara ortak bir dille hareket etmek asıl olan…
Sosyal yaşamında nasıl biridir Canan Adlım?
Bu arada son derece ehemmiyet verdiğim konulardan biri de toplumda yer alan bireyler olarak ;
Her bireyin, toplumdaki diğer bireylere karşı sorumluluğu olduğu , toplumsal yaralara herkesin elini taşın altına koyarak, katabileceği birçok fayda olabileceği gerçeği..Bununla da ilgili olarak kendimi bildim bileli bu düşünceyi teyit eden STK’larda görevlerim oldu.
Gençlik yıllarına “EFEM-Eskişehir Folklör Eğitim Merkezi” Çok uzun yıllar “ÖZEM-Özel Eğitime Muhtaç Çocukları Koruma Derneği’nde”yönetim kurulunda görev aldım. Kızımın Eğitim-Öğretim hayatına başlamasıyla önce Okul Aile Birliklerinde görev aldım.
Ev kadını ve anne olan Canan’ı tanıyabilir miyiz?
İş hayatına başladığım ilk günden itibaren hiçbir zaman sakin bir dönemim olamadı maalesef… Hep bir koşturma ve zamana karşı yarış vardı. Belki de bundan dolayı açıkçası mutfak hiçbir zaman bana cazip gelmedi. Oysa ki işletmeme cafe kısmını dahil ettikten sonra birçok kadın müşterimin en büyük hayalinin kendine ait bir cafe açmak olmasıydı dikkatimi çeken…(kadınların mutfağa düşkünlüğü)
Bense üretimden daha çok finans ve pazarlama kısmıyla ilgileniyorum açıkçası. Ev hayatımda ise temizlik ve düzen konusunda önceden çok daha obsesif taraflarım varken yaptığım iş ve sanırım biraz da ilerleyen yaşımın etkisiyle biraz daha rahatlamış durumdayım.
Ev ile ilgili karar verilecek bir konuyu ailece masaya yatırır ve tartışırız. Duygusallığım çok fazla olsa da kararlarda mantık ön plandadır benim için. Biraz daha fazla gözlem yapar , detaya önem veririm. Bu da görüşlerde ortak karar çıksa bile, son kısma gelince “ama yine de sen bilirsin” cümlesiyle tamamlanıp, sanırım topun bende kalmasını sağlıyor.
Kaç çocuğunuz var? Ve anne Canan nasıl biri?
Bu soruya her zaman verdiğim gibi bir yanıt vermek isterim. 2+1
Eşimle benim dünyalar tatlısı bir kızımız var … Veee eşimin ilk evliliğinden iki oğlumuz… Dolayısıyla oğlanlara onlara ancak ablalık yapma fırsatım oldu. Umarım bu görevi layığınca gerçekleştirebiliyorumdur.
Kızıma gelince; şu an İstanbul’da üniversite tahsilini gerçekleştiriyor. Yakın bir zaman önce arkadaşlarıyla birlikteyken sorulan soruya kızımın yanıtı şu oldu: Arkadaş gibi, benim annem …
Tabii ki bu arkadaşlık hiçbir zaman anneliğe ait “ saygı ve seviyeyi “ bozmayacak şekilde.Arkadaşlığın, samimiyet, yalanı olmayan, dürüstlük kısmıyla ilgili kısmını içeriyor. Açıkça bu ifadesinden dolayı ben de anne olarak çok mutlu oldum.
Son söz olarak siz ne söylemek istiyorsunuz Canan Hanım?
Tüketmekten çok üretmeyi seviyorum. Bu benim mayam…
Pes etmek benim yaşamımda hiç yer almadı. Ben mücadeleci bir ruha sahibim, isteklerim için savaşmak hoşuma gidiyor.
İnsanları da, hayatı da seviyorum. Yaşamı da insanları da olduğu gibi kabullenmek bana çok şey kattı.
Şükretmeyi severim, bana verilen her şey için sık sık şükrederim.
Bugün de siz karşımdasınız, güzel bir dost değerli bir arkadaşsınız ve bunun için de şükrediyorum. İyi ki sizi tanıdım değerli arkadaşım Gülseren Şenyüzlü.

Sosyal Medyada Paylaş

Benzer yazılar